Sıkışmış,yalnızlaşmış ve egosunun esiri olmuş bir doktor. İnsanların ona yalvararak,minnetle, aciz haldeki tüm yardım taleplerine koşan yardımsever bir doktor olduğuna emin. Ama bir gün karşısında acizce değilde ne istediğini bilen,karşısındakinin de acizliğini onun yüzüne vurabilen bir kadınla karşılaşır ve kendini hiç beklemediği bir çöküşün tam ortasında bulur.
İnsanın kendi şeytanlıyla yüzleşmesi gibiydi;doktorun olduğunu sandığı kişi olmadığını fark etmesini okudum aslında. Gerçek görev bilinci,hakiki yardımseverlik veya iyi bir insan olmak tam olarak ne? Yada her koşulda bu özellikler devam ettirilebilir mi?
Öfkeli,gergin,asabi,pişman,aciz,çaresiz bir adam bu sırla artık nasıl yaşayabilir,yaşayabilir mi,yaşamalı mı?