7/10
·272 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:54
“17 Haziran” benim için ikiye ayrılan bir kitaptı sanırım. İlk yarısında Alex Schulman’ın o tanıdık melankolik anlatımı yine tamamen içine çekiyor insanı. Vidar’ın geçmişle kurduğu bağ, çocukluğu ile bugünü arasında gidip gelen o kırılgan ruh hali ve özellikle kendi çocukluğuyla yüzleştiği sahneler beni çok etkiledi. Kitap boyunca sanki yalnızca bir gizemi değil, bastırılmış bir aile travmasını da adım adım açıyormuşuz gibi hissettim. Schulman’ın geçmiş ile şimdiyi birbirine geçirirken yarattığı atmosfer gerçekten çok güçlüydü. Ama ne yazık ki final kısmında aynı etkiyi sürdüremedi benim için. Hikâye boyunca biriken o duygusal yoğunluk ve merak hissi, son sayfalarda fazla hızlı toparlanmış gibi geldi. Özellikle finalin ardından hâlâ “tam olarak ne oldu?” hissinin kalması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü kitap bende çok daha büyük bir yüzleşme ve daha derin bir duygusal çözülme beklentisi yaratmıştı. Oysa son bölümde olayların açıklanış biçimi biraz aceleye gelmiş ve karakterlerin hislerini sindirmemiz için yeterince alan bırakılmamış gibiydi. Yine de kitabın bende bıraktığı his kötü değil. Tam tersine, Schulman’ın insanın içine sessizce işleyen o anlatımını bir kez daha çok güçlü buldum. Sadece bu kez, yolculuğun kendisi finalden daha etkileyiciydi.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,128 okunma
·
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.