Bin Muhteşem Güneş, çağdaş dünya edebiyatının en etkileyici kalemlerinden Khaled Hosseini’nin, savaşın, yıkımın ve dini fanatizmin gölgesinde ezilen kadınların kaderini muazzam bir trajediler bütünüyle ele aldığı sarsıcı, epik ve edebi değeri çok yüksek bir başyapıttır. Eser; Afganistan’ın o çalkantılı yakın tarihi fonunda, gayrimeşru bir çocuk olarak doğup dışlanan Meryem ile modern bir eğitim alma hayali kurarken savaşın ortasında kalan Leyla adındaki iki kadının yollarının kesişmesini merkezine alır. Hosseini; sıradan bir savaş romanı kurgulamanın fersah fersah ötesine geçerek, Sovyet işgalinden Taliban rejimine uzanan o karanlık süreçte, ataerkil bir toplumun acımasız çarkları arasında sıkışan kadınların yaşadığı o büyük dramı dahi bir tarihçi titizliğiyle masaya yatırır. Kitap; başta birbirine yabancı olan bu iki kadının, aynı çatı altında paylaştıkları o ortak acılar, şiddet ve yalnızlık içinden nasıl devasa bir sevgiye, anne-kız bağına ve sarsılmaz bir dostluğa ulaştıklarını harika bir vizyonla sunar. Yazarın o son derece akıcı, insanın boğazını düğümleyen, gerilimi ve şefkati en üst düzeyde hissettiren lirik ve keskin dili; okuru adalet, kadının toplumdaki yeri ve vicdan üzerine derin bir muhasebeye davet eder.