İnsan gerçekten en çok sevdiği şeyden mi sınanıyor, yoksa en çok canını acıtan yerden mi büyüyor?
Bazı acılar var, geçmiyor; ama insanı başka birine dönüştürüyor.
İnsan gerçekten sevmekten yorulur mu? yoksa sevginin içindeki eksikliklerden mi yoruluyor?
Bazen bir insanı değil, o insanda kurduğumuz hayali severiz. Sonra hayat gelir ve bizi gerçekle yüzleştirir. İşte o an kalbin içinde sessiz bir yanık başlar. Belki de kitabın adı tam da bu yüzden bu kadar anlamlı geldi bana.
Hüzün Yanığı 1 kitabı yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor. İnsanın içindeki eksik yanlara, kırılmış umutlara ve kalbin taşıdığı görünmez yaralara da dokunuyor. Sinan Yağmur bu kitapta aşkı yalnızca iki insan arasında yaşanan bir duygu olarak anlatmıyor; hüznü, sabrı, yoksunluğu da satır aralarına işliyor.
İstanbul’un arka sokaklarında bir çöp konteynırında başlayan yolculuğumuz Kapadok'ya kadar uzanarak bir duygu seli atmosferi içinde ilerliyor ve sevmenin yalnızca kavuşmak olmadığını anlıyoruz.İnsan kavuşamadan da sevdiğini ne yaparsa yapsın yüreğinde taşıyormuş. Bazen kavuşmak da çözüm değilmiş sevgiliyi dinmeyen bir hasretle, kıskançlıkla sarıyormuş insan.
Hüzün Yanığı 1 kitabı bitti bende bittim,yoruldum. Biraz yalnızlık, biraz özlem, biraz da insanın kendi içine yaptığı sessiz bir yorgunluk oldu benim için.
İnce ince sızlayan bir his, bazı yangınlar dışarıdan görünmüyor, insanın içinde usulca yanmaya devam ediyor.
Sizinde içinizde ince ince yanan bir yanınız varsa bu kitap sizinle dost olacak.
Teşekkürler Sinan Yağmur kaleminize sağlık, biz okurlara hem bir aşk hemde sevmenin,yanmanın,insanlığın,merakın en güzel halini yaşatırken aynı zamanda kapotokyanın o engin güzelliğinde dinlendirdin.
Keyifli okumalar dilerim
Hüzün Yanığı 1Sinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20181,324 okunma