Şenlik Ateşi tam anlamıyla “iyi fikir ama kötü işleniş” hissi veren kitaplardan biriydi benim için. Konusu aslında oldukça ilgi çekici başlıyor. Eski travmalar, kaybolan genç kızlar, geçmişin karanlık sırları derken psikolojik gerilim adına beklentim gerçekten yüksekti. Özellikle küçük kasaba atmosferi ve Abby Williams’ın yıllar sonra geçmişine dönmesi başta beni hikâyeye çekmeyi başardı. Ama ne yazık ki kitap ilerledikçe o merak duygusunun yerini büyük bir karmaşa aldı.
Öncelikle anlatım tarzı inanılmaz dağınıktı. Sürekli geçmiş ve bugün arasında gidip geliyoruz ama geçişler o kadar kopuk hissettirdi ki bazı yerlerde “Ben ne okuyorum şu an?” diye durup tekrar başa dönmek zorunda kaldım. Gizem yaratmaya çalışırken olayları fazla dolaştırmış gibi geldi bana. Kitabı çözmek için resmen zihinsel efor harcadım ve açık konuşmak gerekirse kitabın bana en büyük katkısı beyin hücrelerimi çalıştırması oldu. Onun dışında keyif aldığımı pek söyleyemem.
Abby karakteriyle de bir türlü bağ kuramadım. İç seslerini okurken inanılmaz yoruldum. Sürekli aynı düşünceler etrafında dönüp duran, temposu düşük bir anlatımı vardı. Gerilim romanlarında beni en çok ayakta tutan şey tempo olur ama burada o tempo sürekli düşüyordu. Hatta bazı bölümlerde öyle uykum geldi ki sırf kitabı bitirebilmek için kahve içmek zorunda kaldım desem abartmış olmam. Özellikle uzun iç monologlar beni hikâyeden kopardı. Bir noktadan sonra olayları değil, sadece sayfaların bitmesini beklemeye başladım.
Gerilim kısmına gelirsek… Evet, bazı gizemli detaylar ve atmosfer başarılıydı ama kitabın genelindeki o karışıklık yüzünden etkisini tam veremedi bence. Sürekli ipuçları serpiştirilmiş ama bunların çoğu yeterince güçlü işlenmediği için finalde gelen açıklamalar da beni çok tatmin etmedi. Şaşırdım mı? Bir miktar evet. Ama daha çok “Nihayet bitti” hissi yaşadım.
Ayrıca kitabın kısa olması gerçekten büyük avantajdı. 280 sayfa olması olmasa muhtemelen yarım bırakırdım. Hatta dürüst olmam gerekirse bazı satırları atlayarak okuduğumu da inkâr edemem. Çünkü bazı bölümler gereğinden fazla uzatılmış ve tekrar hissi veriyordu. Daha derli toplu bir kurgu ile çok daha etkileyici bir psikolojik gerilim olabilirmiş.
Genel olarak beklentimi karşılayamayan bir kitap oldu. Eğer ağır ilerleyen, bol iç monologlu ve okuyucunun sürekli dikkatini toplamasını isteyen psikolojik gerilimleri seviyorsanız belki siz daha çok sevebilirsiniz. Ama benim için fazla yorucu, fazla karmaşık ve yer yer sıkıcı bir okuma deneyimiydi. Atmosferi güzel olsa da karakterlerle bağ kuramayınca ve tempo sürekli düşünce kitap bende maalesef iz bırakamadı.