Puan vermedi·152 syf.··
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 20:41
Yazardan daha önce "Uzun Zaman Önce" kitabını okumuştum. Bu eserde hepimizin tanık olduğu o acı 6 Şubat depremi sonrası yaşananları kaleme almış. Anlatıcımız, 6 Şubat sabahı aldığı acı haberle Hatay’da alıyor soluğu. Biz kitapta sadece bir depremin vahametini değil, aynı zamanda yerinden edilmişliği, aidiyetsizliği ve insanın hayatta kalırken bile nasıl yavaş yavaş yok olduğunu okuyoruz. (Ali'nin hiķâyesi) Anlatıcı, kuzeni Ferit’in enkaz altından çıkarılmasını beklediği süreçte, Ali de eşi ve çocuğundan gelecek haberi beklemektedir. Ali, eğer bu enkazdan olumsuz bir sonuç çıkarsa onları yalnız bırakmamaya kararlıdır. Çünkü onları bulana kadar zaten hep yarım kalmış bir hayat yaşamıştır. Bir ailesi olmuşken artık bu dünyada onlar olmadan birbaşına yaşamak istemez. Ali’nin hikâyesi özellikle çok ağır. Enkazın başında eşini ve çocuğunu beklerken bir yandan da beni unutmayın, hikâyemi anlatın demesi, anlatıcının da bu hikâyeyi biz okurlarla buluşturmasına neden oluyor. Ali ölmekten çok yok sayılmaktan korkuyor. Irak’tan başlayıp İran, Yunanistan, İstanbul ve son olarak Hatay’a uzanan yaşamı, savaşın, göçün, toplama kampındaki zorlu günlerin ve dışlanmışlığın içinde geçmiş hep. Sevdiği kadınla din farkı yüzünden kuramadığı hayat da yaşadığı acılarına eklenmiş. Bu yüzden Hatay’daki enkaz, Ali’nin yaşadığı ilk yıkım değil aldığı habere göre belki de sonuncusu olacak. Anlatıcının kuzeni Ferit’le ilgili çocukluk anıları da bu enkazın altında bir bir canlanıyor dimağında. Çok dokunaklı bir hikâyeydi. Her ne kadar kurgu gibi dursa da anlatılan acılar hiç de uzak değil yaşananlara. Çok severek ve çok da üzülerek okudum. Hayatın acımasız yüzünü birkez daha göstermesi açısından okunmaya değer bir eser "Kimsesizler Coğrafyası" gönülden tavsiyemdir. Kimsesizler Coğrafyası Zekeriya Çetin
Edebiyat
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.