Kafkasyadan İstanbula getirilen 8 yaşındaki Çerkez kız Dilber, köle olarak eski Mal Müdürü Mustafa Efendi’nin evine satılır. Getirildiği evde evin hanımı tarafından kötü muamelelerle karşılaşır. Çalıştırılır, ezilir, aşağılanır, dayak yer… Bir süre sonra bu evden de başka bir yere gönderilir. Bu acımasız insanlardan kurtulup yeni gittiği evde Dilber’e iyi davranırlar. Fakat evin oğluna aşık olması Dilber’i yeni bir esaret hayatına mecbur eder.
Dilber için içim parçalandı… Çocuk yaşta yaşadıkları, korkuları, annesine özlemi bir çocuk için çok fazlaydı. Oradan oraya sürüklenmek , hiçbir yere ait olamamak, gittiğin yerde aşağılanıp hor görülmek, yani köle olmak… Bu kitap unutmayacaklarım arasında. Yazarın ilk ve tek kitabıymış. Keşke daha fazla yazsaymış… Türk edebiyatının okunması gereken en güzel eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim