Biz güven çağına gelmiş olmalıydık, artık !
9/10
·58 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 13:05
Nilgün Marmara’nın başlıkları zaten tek başına şiir gibi. Ben de burada başlıklarıyla paylaşmak istedim. Böyle olunca sanki kitabın içinden rüzgâr geçiyormuş gibi oluyor. Başlayalım o halde :) “(Sonra Buradan Giderdim)” • Gitmekten çok silinmek isteyen bir ruh hâli. Bir yere varmak değil de, bulunduğu yerden yavaşça çekilmek gibi. Başlıktaki “sonra” kelimesi bile yarım kalmış bir cümle hissi veriyor; sanki yaşamla arasında sürekli ertelenen bir vedâ var. ⋆ Bence bu başlıkta çok güçlü bir yorgunluk var. “Buradan” sadece bir mekân değil gibi duruyor; hayattan, bedenden, zamandan, kendinden gitmek isteyen bir ses. “Nilgün Marmara’nın bazı başlıkları şiirden önce geliyor. daha ilk satırda terk edilmiş hissettim. GECENİN GÜVENİ • Karanlığın insanı saklayan tarafı. Gece bazen korku değil, sığınaktır. ⋆ ŞEYTAN’IN İZLENİMİ • İçimizde kalan kötülüğün yankısı. Bir yüz değil, bir his gibi. ⋆ ZARF DİLEĞİ • İçine söylenemeyen şeyler konmuş bir mektup arzusu. ⋆ KURAKLIK ANA • Doğuramayan, büyütemeyen bir yalnızlık. İçsel çöl. ⋆ DİLSİZLİK OKYANUSLARINDA… • Sözcüklerin boğulduğu yerde yaşamak. Sessizliğin sonsuzluğu. ⋆ SAFİR DİLEK • Kırılgan ama derin bir umut. Mavi bir dua gibi. ⋆ ÇÖZÜLÜŞ TINISI • Dağılmanın sesi. İnsan bazen sessizce çözülür. ⋆ KİRPİNİN ÖCÜ • Küçük ve kırılgan olanın gizli savunması. ⋆ SIRÇA SIĞINAK • Koruyan ama bir dokunuşta kırılabilecek ruh hâli. ⋆ ZAMAN, YER, SONRA • Her şeyin geç kalmış yankısı. ⋆ KISKANÇLIK • Sevmekten çok kaybetmekten korkmanın adı. ⋆ NOCTURNAL… • Geceye ait ruh. Uykusuzluk, ay ışığı ve iç ses. “BANA DOĞRU GELEN KİM? YA DA ŞİMDİKİ ZAMANDA BİR MOBİL, BİRİNCİ TEKİL ŞAHIS” • Kendine bile yabancılaşmış bir “ben” hissi. Sanki aynaya bakıyor ama yaklaşanın kim olduğunu çıkaramıyor. “Mobil” kelimesi de burada sabit kalamayan, sürekli savrulan bir ruh gibi duruyor. Birinci tekil şahıs dediği şey artık tam bir insan değil; parçalanmış bir iç ses, yürüyen bir yalnızlık. ⋆ Nilgün Marmara bu kitapta sürekli şunu soruyor: “İnsan kendi içine ne kadar dayanabilir?” Ve cevapları hiçbir zaman tam vermiyor. Şiirleri biraz bu yüzden sisli vitrinler gibi. İçeriyi görüyorsun ama elini uzatınca cam geliyor. Puanım 9 Çünkü dili çok yoğun, çok özgün ve insanın içine işleyen imgelerle dolu. Özellikle başlıkları bile ayrı bir şiir Ama bazı metinler bilinç akışı kadar kapalı olduğu için okurdan çok fazla ruh hâli istiyor; herkes aynı kapıyı açamayabilir. Dipnot : “Nilgün Marmara’yı okumak bazen bir şiir okumak değil, gece açık unutulmuş bir pencerenin önünde beklemek gibi.” Göğünüzün genleşmesi dileği ve sevgiyle...
MetinlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20151,228 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.