Aristoteles’in Ruh ile Derdi Ne?
Puan vermedi·192 syf.··
2026 17. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:41
Ruhu tanımak bir bütün olarak hakikate büyük katkıda bulunur gibi görünüyor...” Bu eseri eline alacak olan bir okurun öteye olan arzuyu bir kenara bırakması gerekiyor. Ruh Üzerine boyunca göremeyeceğimiz şey: ruhun akıbeti. Aristoteles, bir filozof olmanın yanında, hatta filozofluğunun bile önüne geçecek boyutta bir biyolog olduğu için derdi yaşarken ne olup bittiği. Ruh Üzerine’de konu edinilen “psykhe”, tamamen onun neliği üzerinden beden ile ilişkisi ve beraberinde gelen kuvveler/yetiler üzerine bir çözümle çalışması. Psykhe’nin çeviri karşılığının ‘nefs’ mi ‘ruh’ mu olması gerektiği bir tartışmadır ancak burada buna girmeyeceğiz. Metin zaten psykhe’yi ne olarak gördüğünü açıkça ortaya koymayı başarmaktadır. Eserden konuşmaya başlamadan önce bazı bilgileri vermemiz gerekiyor. Immanuel Bekker’in Aristotelis Opera edisyonunda 402 ile 435b25 numaraları arasında yer alıyor. Üç kitap(rulo) ile karşımıza çıkıyor. Türkçe çevirilerine bakacak olursak eğer Zeki Özcan’ın, Aristoteles yorumcusu Jules Tricot’un Fransızca çevirisinden yaptığı çeviri (Alfa, Birleşik, Sentez gibi yayınevlerinden çıkan çeviri son olarak Albaraka Yayınları tarafından yayımlandı); bir Aristoteles çevirmeni Saffet Babür ile Lale Levin Basut’un hazırladığı çeviri (BilgeSu Yayınları); önce Ömer Aygün ile Y. Gurur Sev’in işbirliği ile yayımlanan (Pinhan Yayınları, 2018.) daha sonra Ömer Aygün’ün tüm titizliği ile uzun yıllar gözden geçirerek hazırladığı yeni çevirisi olmak üzere üç çevirisi var elimizde. Malum bir şahsında var ama onu zikretmesek de olur… Pür-i taksir-i fani, ilk önce ortak çeviriyi yer yer kendisi, yer yer ise Ömer Aygün’ün Klasik Düşünce Okulu’nda gerçekleştirdiği 4 oturumluk (Aristoteles, Peri Psykhês Okumaları) dersleri ile okumuştu. Ömer Aygün’ün çeviriyi gözden geçirdiğini öğrendiğim an heyecanlanmıştım, bir an önce yayımlanmasını bekledim ve alıp okumak istedim. Bu yazı için, işte gözden geçirilmiş bu çeviriyi kullanacağım: Ruh Üzerine (İstanbul: Can Yayınları, 2026). Zaten yazıya heveslendiren, bu gözden geçirilen çeviri vesilesi ile tekrar okumuş olmam. Aristoteles okurlarının aşina olduğu o tarzı bu eserin I. kitabında yine var: [Ἐπισκοποῦντας δὲ περὶ ψυχῆς ἀναγκαῖον ἅμα διαποροῦντας περὶ ὧν εὐπορεῖν δεῖ προελθόντας, τὰς τῶν προτέρων δόξας συμπεριλαμβάνειν ὅσοι τι περὶ αὐτῆς ἀπεφήναντο, ὅπως τὰ μὲν καλῶς εἰρημένα λάβωμεν, εἰ δέ τι μὴ καλῶς, τοῦτ’ εὐλαβηθῶμεν.] Ruh incelemesinde, peyderpey çözülecek sorunları ortaya koyarken, bir yandan da bu konuda kim ne demiş, eskilerin görüşlerini de yanımıza almamız gerekir, bu sayede güzel söylenmiş olanları alıp güzel olmayan bir şey varsa ona karşı da uyanık oluruz. [I.2, 403b20-24] Birinci kitabın içeriği, kendinden öncekilerin ne dedikleri. Y. Gurur Sev’in ifadesi ile söyleyecek olursak eğer, bir literatür taraması. Ruh için öncekiler ne demiş, denilenlerdense neleri beğenmiş de neleri beğenmemiş bunları gösterecek. Tabi öncekileri eleştirmek hakkını kendinden bulmak için önce Aristoteles, hem konunun zorluğunu teslim etmeyi [Πάντη δὲ καὶ πάντως ἐστὶ χαλεπώτατον λαβεῖν τινὰ πίστιν περὶ αὐτῆς.] Ama neresinden bakarsak bakalım her açıdan ruh bir kanaate varılması en zor konulardan. hem de öncekiler güzel işler yaptıklarını zikretmeyi es geçmez. [ /…/ καλῶς ὑπολαμβάνουσιν οἷς δοκεῖ μήτ’ $^{20}$ ἄνευ σώματος εἶναι μήτε σῶμά τι ἡ ψυχή.] /…/ ruhun bedensiz olmadığı ama bir beden de olmadığı görüşünü savunanlar güzel bir yargıda bulunuyorlar. [III.1, 414a19-20 Tabi burada Platon’u eleştirmeyi ihmal etmeyeceğiz. Ruh Üzerine’de asıl Aristoteles’i okumak istersek II. Kitap ile başlayabiliriz. Burada psykhe denilen, ruh üzerine bir tanım vermeye çalışıyor. Onun ne olduğunu ortaya koymayı çok istiyor. Zaten, öncekilerinde Aristoteles’i memnun etmeyen yanlarından birisi ‘tanım’ meselesi. Öncekiler tanım verirken, bizim kudemânın ‘kavl-i şarih’ dediği ve Ömer hocanın “tanımlayıcı ifade” olarak çevirdiği horistikos logos konusunda memnun edemiyorlar filozofu. Onların tanımları sadece ya olguyu yakalıyor ya da sonuç üzerinden bir şey söylüyor. Aristoteles ise bunlarla beraber tanımın, neden (aitia) bilgimizi de artırmasını istiyor. [bk. II. 2, 413a10-15.] Ruh konusunda ayrımları yaptıkça ve tanıma ulaştıkça artık konuyu ilerletiyor. Sonrasında ruh sahibi olanların yaşayanların yani hangi yetileri olduğunu, beş duyuyu vs konu edinerek bunları detaylandırıyor. Başlarken demiştik, biyolog kimliği bazen daha öne geçiyor. Ruh Üzerine eseri diğer eserlerinden en çok bu yönde ayrılıyor. Filozof Aristoteles ile Biyolog Aristoteles inişli çıkışlı bir seyir sunuyor. III. yani son kitap ise eserin en teorik yanlarını barındıran konuları ihtiva ediyor. İslam filozoflarını ve dahi Ortaçağ Hristiyan filozoflarını en çok meşgul eden konulardan birisi olan ‘faal akıl’ bu kitabın satırları arasında.
Ruh ÜzerineAristoteles · Can Yayınları · 0396 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.