Evet karşınıza yeniden Süfrajet Hanımlarımız ve onların hakları adına savaşmaları ile geldim…
Yani Dize Getirilen Dük’ün 2. Kitabı ile sizlerleyiz…
Hemen iki ana karakterimizden bahsetmek istiyorum.
Lucie ve Tristan…
Lucie; kendisi bir Leydi olan ama zengin ve asil ailesi tarafından reddedilmiş biri. - gençken kadın hakları için, kadınlar ile yürümüş ve babası tarafından görülmüş- Her şeye rağmen savaşında kararlı, erkekler ile işi olmayan, aklı fikri davasında olan ve herkesin dediği gibi hem kız kurusu hem de bir cadı. ( 28 yaşında)
Tristan ise; aynı Lucie gibi asil ve zengin bir aileden gelmiş ama babası tarafından hiç sevilmemiş Lordumuz… Hovarda, çapkın ve rahat bir tip. ( 27 yaşında kızımızdan bir yaş küçük) Fakat gençliğinden beri kızımıza aşık…
Gel gelelim yorumuma;
Lucie’nin inatçı ve kararlı tavırları istediğim gibiydi. İlk kitaptaki Anabelle gibi gelgitli değildi. Hep bir savaş içindeydi. Her şeyi en iyi en güzel şekilde yapmak istiyordu. Ve bunun için çok çabalıyordu. Tristan ile yolları kesiştiğinde ikiside aynı yayınevini istiyordu. Her şey buraya kadar iyi ama ansızın Tristan’ın teklifi beni şok etti. Gerçi ilk kitaptaki Dük gibi insanı sinir edecek şekilde gel metresim ol demedi. Başından beri, Lucie’ye sahip çıktı. Dük’ün Anabelle’ye yaptığı gibi gelgitli davranmadı. Kıza her zaman her şekilde sahip çıktı. Onu asla metres olarak değil aşığı olarak bile değil sevgilisi, sevdiği kadın olarak gördü. Her şey çok güzeldi. Tristan’in onu kırmadan mükemmel şeyler yapması, sırf onun için bir şeyler yapması, çabalaması harikaydı. Ama bir şeyler eksikti. İlk kitaptaki o hırçınlık yoktu. O şok etme yoktu. Kitap çok sakindi. Hiç beklediğim gibi değildi. İlk kitaptaki gibi kızımızın haklar için yürüyüş yapıp yakalanmasını, oğlumuzun delirmesini istedim ama olmadı. Tabii kızımızın canı sıkılınca bir ninja gibi gölgeler içinden herkesin işini halletti, orası ayrı. Yinede bir şeyler eksikti. Ben ilk kitabı okurken deliye dönmüştüm. Küfürlerim, laflarım havada uçuşuyordu. Fakat burda her şey çok sakindi. Gereksiz uzatılmıştı sonları… Bazı yerleri geçerek okumak zorunda kaldım. Ve keşke ikisinin evlendiğini okuyabilseydim. Notlar kısmında Mülkiyet Yasası Hakkı 1882’de devreye girmiş; belki Lucie o zaman Tristan ile evlenmiştir; diyor yazar. Ya ne demek bu? Ben netlik istiyorum. Netlik!!!! Bu çok sinir bozucu. Umarım Harriet’in kitabında Lucie’nin evlendiğini okumuş olurum.
Ayrıca mafya babası Blackstone ne alaka? O da size oldu mu Harriet ile… :)) Birde şimdi oturup bunu iple çekiyorum… Hepinize iyi okumalar… Evie DunmoreKural Tanımaz Çapkın