Gönderi

7/10
·592 syf.··
2026 65. kitabı
Çok sevdiğim ve yazarlığının yanı sıra fikirlerine, duruşuna da hayran olduğum kimi yazarlarla öyle bir bağ kuruyorum ki bir yerden sonra sanki benden yıllar ve kilometrelerce uzakta yaşayan insanlar değillermiş de hayatımın her anına tanıklık etmiş yakın dostlarımmış gibi oluyorlar. Ben de onların yazdığı kitapları okumuyormuşum da yakın bir dostumla sohbet ediyormuşum gibi hissediyorum; onlar benim geçmişimi ve zihnimi, ben de onlarınkini biliyormuşum, herhangi bir konuda birbirimizin ne düşüneceğine dahi vakıfmışız gibi geliyor. İngiliz yazar Maggie Gee de, doktorasını Virginia Woolf üzerine yapmış bir akademisyen ve yazar olmasının ötesinde, Woolf’la tam olarak böyle bir bağ kurmuş ve bu bağı kaleme dökünce de ortaya “Virginia Woolf Manhattan’da” çıkmış. İlk olarak Woolf’un New York Kütüphanesi’ndeki el yazmalarına dokunmasına izin verilmeyince bu metni yazma fikri gelmiş aklına. Roman, Virginia Woolf günümüzde yaşasa neler olurdu’yu anlatıyormuş izlenimi verse de, bundan ziyade Maggie Gee’nin Virginia Woolf’unu anlatıyor. Üç karakterin yaşadıkları üzerinden ilerliyor roman: Virginia Woolf, tıpkı yazarın kendisi gibi Woolf’a özel bir ilgisi olan ve yirmi birinci yüzyılda yaşayan yazar Angela Lamb, ve onun akran zorbalığıyla annesiyle babasının ayrılığından dolayı mutsuz kızı Gerda. Lamb, Woolf’la ilgili araştırma yapmak üzere New York’a giderken uçak türbülansa girince zamanda bir kırılma yaşanıyor ve Virginia Woolf aniden kanlı canlı bir şekilde Lamb’in karşısına çıkıveriyor. Çok sevdiği yazarı gerçek hayatta tanımanın mutluluğuna zamanla dünyanın mevcut şartlarına tamamen yabancı olduğundan kendisine bağımlı biriyle arkadaş olmanın, onunla alışık olduğu şartlardan tamamen farklı durumlarda beraber hareket etmenin, gündelik hayatın her anını paylaşmanın getirdikleri ekleniyor. Teoride hakim olduğu ve pek sevdiği fikirleri günümüz dünyasının şartlarında ve pratikte gözlemlemenin nasıl farklı olduğunu deneyimliyor Lamb. Yine Woolf üzerine vereceği bir konferans nedeniyle İstanbul’a kadar uzanıyor hikayeleri. Lamb, Woolf ve Gerda’nın iç sesiyle anlatıyor hikayeyi Gee. Üçünün zihni arasında gidip geliyoruz okurken, ki bu ilk başlarda bana çokça George Saunders’ın “Arafta” romanını anımsattı. Ancak her seferinde kimin konuştuğu belirtildiği için takip etmekte bir zorluk yaşamıyorsunuz. Aksine, son derece akıcı ve sade bir dille kaleme alınmış, tek oturuşta nasıl olduğunu anlamadan yüz yüz elli sayfa okuyabileceğiniz bir roman. Gee, kendince Woolf’un başta intiharı ve eşi Leonard’la ilişkisi olmak üzere hayatında tam olarak bilinmeyen bazı noktaları anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Bildiği kimi noktalar için Woolf’a yirmi birinci yüzyılda alternatif bir gelecek yazıyor; zira Woolf onun her şeyini bildiği ve hep mutlu olmasını dilediği dostu (bu nedenle birinci paragrafta belirttiğim gibi roman aslında Woolf günümüze yaşasa ne olurdu’dan ziyade Maggie Gee nasıl olsun isterdi aslında). Bu da çok nahif bence. Kimi noktalarda da -haliyle- anlaşamıyorlar, bunu da teslim ediyor. Kısacası, yakın bir dostunu onun fanusundan çekip alıp kendi dünyasının bir parçası haline getiriyor Gee ve sonra da sevdiği yönlerini yüceltirken sevmedikleriyle didişiyor, kimini kendince yorumluyor, kimi yerde boşlukları hayal gücüyle dolduruyor ve tüm bunlar Woolf’un zamanda yolculuğu nedeniyle de bir miktar değişiyor tabii. Bence her şeyden önce Virginia Woolf’u günümüzde diriltmek çok iyi bir fikir. Keza kurguyu karakterlerin iç sesiyle ilerletmek de öyle. Sadece Gerda bölümleri -yazar önsözde bunları neden tercih ettiğini yazsa da- çok gerekli miydi emin değilim. Fakat genel olarak severek okudum. Sevdiğim bir yazarın bir başkasının tahayyülündeki halini görmek, hayranlık duyduğumuz fikirlerin kendi zamanından ve mekanından ayrıldığında nasıl olabileceğine böyle bir hikayeyle tanıklık etmek keyifliydi. Aslında çok sevdiğim ama bir süredir ihmal ettiğim Woolf’u daha çok okuma isteği uyandırdı bende. Tertemiz çeviri için Mine Hanım’a, bu ekonomik ortamda baskı kalitesinden dahi ödün vermeden, niş zevklere hitap eden kitaplar basmak gibi idealist işler yaptıkları için de Eriken Yayınları’na çok teşekkürler.
Virginia Woolf Manhattan'daMaggie Gee · Eriken Yayınları · 20264 okunma
·
1.180 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.