Gönderi

Ahh Anna'cığım...
9/10
·1062 syf.··
2026 111. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:00
Bütün mutlu aileler birbirine benzer,her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir. Lev Tolstoy’un bu ölümsüz cümlesiyle başlayan Anna Karenina,benim için sadece bir yasak aşk hikayesi değil; insan ruhunun ve hayatın acımasız akışının devasa bir aynası oldu. Kitabı bitirdiğimde içimde kalan en güçlü duygu, Anna’ya karşı duyduğum o derin ve çaresiz hüzündü. ​Romanın ilk yarıları oldukça sürükleyici ve büyüleyici bir atmosferde ilerliyor. Ancak Anna ve Vronskiy’nin ilişkisinin başladığı, toplumdan soyutlandıkları o dönemlerde hikayenin temposu benim için biraz düştü ve yer yer sıkıcı bir hâl aldı. Fakat geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki, Tolstoy bize o yasak tutkunun getirdiği kasveti, suçluluk duygusunu ve yalnızlığı bilerek hissettirmek istemiş. ​Beni en çok sarsan ise Anna’nın sonu oldu. Onun gibi fırtınalı ve gururlu bir kadının ölümü, o görkemli hayatına kıyasla çok ani ve basit geldi. Büyük çığlıklarla değil, bir anlık çaresizliğin getirdiği soğuk tren raylarında son buldu hikayesi. ​En can yakıcı olanı ise, Anna’nın gidişinden sonra hayatın hiçbir şey olmamış gibi devam etmesiydi. Romanın onun ölümüyle bitmemesi, diğer karakterlerin kendi rutinlerine ve yaşamlarına geri dönmesi içimi burktu. Tolstoy yüzümüze o sert gerçeği çarpıyor: Biz ne kadar büyük acılar çekersek çekelim, dünya bizim etrafımızda dönmüyor; hayat acımasızca akıp gidiyor ve geride kalanlar bir şekilde yoluna devam ediyor. ​Yer yer durağanlaşsa da insanda bıraktığı bu yoğun gerçekçilik duygusuyla hafızama kazınan, çok güzel bir başyapıt. Anna'nın o yalnızlığı ve hüznü uzun süre benimle kalacak. ..
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.