·184 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2026 00:23 Şeker Portakalı'nı üçüncü kez okudum ve yine aynı duyguları yaşadım. Her ne kadar hikâyeyi bilsem de bazı satırlarda durup düşünmeden edemedim. Hatta gözlerimin dolduğu, boğazımın düğümlendiği yerler oldu. Bu kitabı özel yapan şey bence sadece anlattığı hikâye değil, hissettirdikleri. Zezé'nin dünyasına girdikçe onun sevgiye olan ihtiyacını, kırgınlıklarını ve hayallerini daha iyi anlıyorum. Küçük bir çocuğun gözünden anlatılan olaylar bazen yetişkinlerin bile anlatamayacağı kadar derin geliyor.
Her okuyuşumda farklı bir ayrıntı dikkatimi çekiyor. Bu kez en çok, insanların birbirlerinin hayatında ne kadar büyük izler bırakabileceği düşüncesi etkiledi beni. Bir sözün, bir davranışın ya da bir sevginin bir insanın kaderini nasıl değiştirebildiğini çok güçlü hissettiriyor.
Kitabı bitirdiğimde uzun süre elimden bırakamadım. Bazı hikâyeler vardır, son sayfasını kapattığınızda bitmez; bir süre sizinle kalmaya devam eder. Şeker Portakalı da bende tam olarak böyle bir his bıraktı.