·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mayıs 2026 00:03 “Torosların en ücra köşelerinden birinde, hayatla boğuşan bir avuç insanın hikâyesidir aslında Orta Direk.
Ama Yaşar Kemal’in anlattığı şey yalnızca bir köy değildir. O köyün içinde büyüyen korku, açlık, çaresizlik ve iktidar hırsıdır.
Dönemin en küçük siyasi gücü olan muhtarın; para, makam ve nüfuz uğruna köy halkına çektirdiği zulüm, yalnızca bireysel bir kötülük değil; düzenin küçük bir yansımasıdır.
Onun halka karşı “sopa” olarak kullandığı şeyler ise jandarma, kaymakam ve siyasi parti teşkilatıdır. Gücü eline geçirenin, halkın üzerine nasıl çöktüğünü gösteren sert bir tablo çizer Yaşar Kemal.
Bu hikâyeyi yalnızca Torosların ücra bir köyüne ait sanmak eksik olur. Çünkü aynı düzeni, ülkenin en küçük biriminden en büyük yapısına kadar görmek mümkündür. İşte bu yüzden Yaşar Kemal’i okurken yalnızca bir roman değil, memleketin değişmeyen tarafını da okuruz.
Bu ülkede ne Meryemceler bitecek…
Ne Uzun Aliler…
Ne de halkın sırtına basarak yükselmeye çalışan muhtarlar…
Sadece isimler ve ünvanlar değişecek.
Sağlıcakla…”