·162 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2026 03:45 Bazen insan, adalet yerini bulmadığında geriye ne kaldığını düşünüyor…
Duygularım biraz karışık açıkçası. Çünkü kitap çok iyi değildi ama kendini okuttu mu? Evet, kesinlikle okuttu. Özellikle sonu aşırı merak uyandıracak yerde bittiği için ikinci kitaba direkt başlamak istiyorsunuz.
Küçük yaşta korkunç bir travma yaşayan bir kadının, yıllar sonra kendi adaletini sağlamaya çalışmasını okuyoruz. Beni kitaba çeken şey Lana’nın yaşadıklarından sonra ayağa kalkmayı seçmesi oldu. Evet, seçtiği yol korkunç. Bunu tartışmıyorum zaten. Ama yine de bu, onun hayatta kalma şekli gibi geldi bana. Hayatı elinden alınmış birinin, o küllerin arasından çıkmaya çalışması gibi.
Kadın olmak sürekli tetikte olmak demek biraz da. Karanlık bir sokakta yürürken anahtarın sivri ucunu parmaklarının arasına almak. Arkadan gelen ayak sesinden gerilmek. Önümüzde yürüyen bir kadın korkmasın ve yine bir kadın olduğumuzu anlasın diye ses çıkarmaya çalışmak. Sürekli etrafı kontrol etmek. Bunlar çoğu erkeğin hayatı boyunca düşünmeden yaşadığı şeyler belki ama biz kadınlar bunu her gün hissediyoruz.
O yüzden kitapta anlatılan öfke bana yabancı gelmedi. Zaten beni kitapta tutan şey de buydu. Kadın hikâyeleri beni her zaman çeker çünkü gerçek hayatta da bitmeyen bir adaletsizlik var. Bu kitap da tam olarak o hissin üstüne kurulmuş gibiydi.
Eksileri çok vardı evet ama buna rağmen elimden bırakamadım. Çünkü anlattığı şey sadece bir intikam hikâyesi değil aslında. Bir kadının elinden alınan hayatının öfkesi biraz.
Çünkü gerçek hayatta da kadınların yaşadığı adaletsizlikleri her gün görüyoruz. Çoğu zaman hak eden insanlar hak ettiği cezayı almıyor. Bu arada belirtmek isterim ki gerçek hayatta şiddetin çözüm olduğunu düşünmüyorum ama kitap zaten insanı tam olarak bu rahatsız edici sorgunun içine sokuyor.
Bazı diyaloglar gerçekten aşırı yapaydı. Özellikle Lana ve Logan arasındaki ilişki bana fazla hızlı geldi. Böyle ağır travmalar yaşamış bir karakter için bazı duygusal sahneler fazla kolay ilerliyordu sanki.
Kitap edebi gücüyle değil, verdiği hisle okutuyor kendini. Eksileri çok vardı evet ama buna rağmen elimden bırakamadım. Çünkü anlattığı şey sadece bir intikam hikâyesi değil aslında. Bir kadının elinden alınan hayatının öfkesi biraz.
Sanırım bu kitap aklımda mükemmel yazılmış bir kitap olarak değil, bana hissettirdiği rahatsızlıkla kalacak. Çünkü bazen bir kitabın edebi gücünden çok dokunduğu yara etkileyebiliyor insanı ya da beni.
Dipnot: Biraz fazla duygusal bir yerden anlattım ama konu biz kadınlar olunca ben fazla hassas olabiliyorum. Ya da fazla öfkeli :) Kitap benim kadar karamsar değil arkadaşlar hatta vahşet dolu sahneleri de var. Bazı sahnelerde de gülüyorsunuz telaşlanmayınızzz. Sonuçta herkesin yorumuna kimse karışamaz. :D