Puan vermedi·360 syf.··Beğendi
· Harry Potter, ortaokul yıllarımın favori evreni. O zamanlar ayıla bayıla okur, sürekli filmlerini başa sara sara izlerdim. Ne güzel ki hâlâ daha öyle, gerçekten kaliteli bir kurgu.
Yıllar geçti, artık eskisi kadar ilgilenmesem de geçmişe bir selam çakmak için serinin bir kitabını baştan okumak istedim. Ve o zaman da en sevdiğim Lanetli Çocuk'u bunun için seçtim.
Şunu söylemeliyim ki sihir ve büyü ne kadar ilgimi çekiyorsa zaman yolculuğuyla daha fazla ilgilenmiyorum. Geçmişe gitmek, geleceği değiştirmeye çalıştırmak hep sevdiğim şeyler. Bunun yanında bu kitapta elimizde büyüttüğümüz ekibin yetişkin hallerini okumak, ölenleri hatırlamak, geçmişe dair konuşmalar vs. hep çok sevmiştim zaten. Dostluk temasını çok iyi işlemesi de ayrı bir olay. Sanırım her insanın Albus veya Scorpius gibi; Harry, Hermione ve Ron gibi ne olursa olsun, ne zaman olursa olsun bırakmayacak dostlara ihtiyacı var.
Ayrıca Dumbledore ile Harry'nin yüzleşmesi, bazı hataların fark edilmesi, her noktasıyla sevdiğim bir kitap.
Tiyatro okumayı da ayrıca severim.
Bazen okurken bu olayları sahnede izlediğimi hayal ettim, aktörler için gerçekten zor olmalı; yine de izlemek isterdim. Okurken bile bu kadar keyif alıyorsam izlemek nasıl olurdu tahmin edemiyorum.
"Kahşin'in ısrarla söylediği gibi, geleceği nasıl kuracağımız bizim elimizde."