Puan vermedi·80 syf.··
2026 12. kitabı
Dag Solstad’ın sui generis karakteri Bjørn Hansen’in hikayesi, üçlemenin son kitabı Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son Roman ile tamamlanıyor. İlk kitapta başka bir hayat arayan ve sonrasında müesses nizama kendince büyük bir “HAYIR” diyen, ikinci kitapta bu büyük hareketin utancıyla birlikte geride bıraktığı insanlara dönmeyi deneyen ama başaramayan Hansen, son kitapta tek odalı küçük bir dairede, yaşlı ve yalnız bir adam olarak karşımıza çıkıyor. Artık günlerini okuyarak, ölmüş anne ve babasıyla zihninde konuşarak ve inanmadığı halde ölüm karşısında zihninden atamadığı Tanrı düşüncesiyle geçiriyor. Kısacası kitap, ömür menzili iyice kısalmış bir adamın “Tanrısız insanın Tanrı’yla ilişkisi” meselesiyle açılıyor.   Kitap, Hansen’in bu iç dünyası içinde ilerlerken klasik bir Solstad hareketiyle aniden yön değiştiriyor ve yıllardır hayatında olmayan torunu Wiggo’yu, daha doğrusu Hansen ile Wiggo arasındaki ilişkiyi romanın merkezine oturtuyor. Hayatın içinde olmak isteyen ama kendisini bilinçli biçimde hep onun dışında tutan Hansen, torununun varlığıyla bir süreliğine canlansa da anlatının devamında kendisini artık hiçbir zaman ait olamayacağı yeni bir dünyanın bir kez daha dışında buluyor. Kitabın finalinde ise Solstad, artık klasikleşmiş satirik tarafını, ilk romandaki tekerlekli sandalye kadar büyük bir başkaldırı olmayan ama insana “Ben az önce ne okudum?” dedirten gülünç ve hüzünlü bir kravat kesme sahnesiyle ortaya koyuyor. Protestosu küçülmüş, düşünceleri yorulmuş, ezcümle yaşlanmış ama değişememiş bir Hansen’in hikayesi de böylece tamamlanıyor.   Ben üç kitap boyunca Hansen’in, okuduğum kimi İskandinav yazarlarda karşılaştığım otokurmaca çizgi içinde, Dag Solstad’ın içsel alter egosu olup olmadığını düşündüm. Elbette Bjørn Hansen’i doğrudan Solstad’ın kendisi olarak okumak doğru olmaz. Fakat son kitapta bu soruyu düşünmemek de zor. 2025 yılında kaybettiğimiz Solstad, bu romanı yazdığında Hansen’le neredeyse aynı yaştaydı. Bu nedenle aralarındaki mesafenin son kitapta iyice daraldığını düşünüyorum. Hansen’in yaşlılığı, ölümü ve inanmadığı halde Tanrı fikrinden kurtulamaması, yalnızca bir roman karakterinin değil, onunla aynı hayat eşiğinde duran yazarının da hayata karşı son soruları gibi duruyor.   Son bir not: Kitapta Solstad’ın göçmenler ve göçmenlik meselesine bazı yerlerde özellikle vurgu yapması da dikkatimi çekti. Hansen artık düşük gelirli ve göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir çevrede oturuyor, torunuyla karşılarına ilk çıkan ucuz ama lezzetli bir Türk lokantasına gidip Türk yemeği yiyor, sokakta selamlaştığı az sayıdaki insanlar arasında, romanda karanlık bir geçmişe sahip olduklarını bildiğimiz Pakistanlı ve Hintli tanıdıkları bulunuyor. Komünist bir yazar olarak bildiğimiz Solstad’ın burada göçmen karşıtı bir yerden konuştuğunu açıkçası düşünmüyorum. Üstelik bu ayrıntılar, benim gözümde, 80’li yıllardaki bazı Yavuz Turgul–Şener Şen filmlerinde doğudan gelen insanın ve iç göç meselesinin seyircinin gözüne özellikle sokulduğu türden vurgular gibi de durmuyor. Ama yine de Solstad’ın bunları romanda bu kadar görünür biçimde kullanması bende bir soru olarak kaldı.
Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son RomanDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2024257 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.