·144 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2026 17:32 yalnızlığın getirdiği bağımlılıkları mükemmel işleyen bir kitap bu. ilk başta okurken oldukça saçma geliyor. adam neden bir pinball makinesine bu kadar taktı ki?
genç yaşta sevgilisinin ölümüne şahit olan birini konu alıyor Pinball 1973. çevirmenlik yapıp bir yandan ilginç bir apartmanda ikizlerle yaşıyor bu adam. ama yalnızlığın sebep olduğu boşluğu dolduracak tek şey bir pinball makinesi. onun sesinde yaşıyor, görüntüsüne ölüyor ve hatta onunla konuşuyor.
bir pinball makinesinden hiçbir şey kazanamayız. sayıya dönüştürülmüş gurur dışında. öte yandan kaybedeceklerimiz gerçekten de çok fazladır. siz pinball makinesinin başında tükenmeye devam ederken bir başkası proust okuyor olabilir, bir diğeri açık hava sinemasında kız arkadaşıyla iz peşinde filmini izlerken onunla oynaşıyor olabilir.
kitabı çok beğendim. rüzgarın şarkısını dinle'ye göre yazar yazım dilini çok geliştirmiş ama yine de yeterli değil. yazar hâlâ yazım tarzını tanımaya çalışıyormuş gibi geldi bu kitapta bana. yine de oldukça sevdim. karakterin bağımlılığı çok tanıdıktı. üzülüyorsunuz ama saçma da geliyor. ama bağımlılıkların hepsi saçmadır zaten ve hepsi boşlukları doldurmak için doğar. bir şeye bağımlıysanız sizde bir şeyler eksiktir. karakter ölmüş kız arkadaşından çok az bahsediyor ama her söylediğinde onun esintisini görebiliyorsunuz. pinball makinesinin adama hissettirdikleri çok iyi işlenmişti. Murakami yalnızlığı aşırı iyi betimliyor.
dipnot : bu kitap fare üçlemesinin 2. kitabı. ilk kitap rüzgarın şarkısını dinle
okuyacaklar olursa şimdiden iyi okumalar diliyorum