·680 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Mayıs 2026 10:22 Out of Oz, Maguire'ın The Wicked Years serisinin son kitabı. Roman, yıllar önce Oz diyarından ayrılan Dorothy ile açılıyor ancak sonrasında anlatı daha çok, serinin ikinci kitabı olan Son of a Witch (Cadı'nın Oğlu) kitabının sonunda doğumunu gördüğümüz, Elphaba'nın torunu Rain üzerinden ilerliyor.
Wicked'de Elphaba'nın Oz Büyücüsü'ne karşı dahil olduğu direniş ile başlangıcını gördüğümüz politik problemler serinin diğer kitaplarında hızla tırmanışa geçmişti zaten. Bu kitapta ise artık Oz büyülü masallar diyarı olmaktan tamamen uzaklaşmış, kuraklık, iç savaş, politik bölünmeler ve güç mücadelerine sahne olmuş bir halde. Zümrüt Şehir ile Munchkinland arasında yaşanan çatışmalara paralel olarak Rain'in de hem kendi kimliği, hem de ailesinin gölgesiyle çatışmasını görüyoruz.
Kitap serinin sonu olmasına rağmen, serinin önceki kitaplarında olduğu gibi bize kesin cevaplar vermiyor çünkü Maguire birçok söyleşisinde hayatın kesin kapanışlar sunmadığı konusuna sık sık değiniyor. Ayrıca Maguire'ın bu kitabı okuduktan sonra izlediğim birkaç söyleşisinde anlattığı bazı şeyler seriye ve bu kitaba dair birkaç şeyi daha kafamda netleştirdi.
Maguire'ın annesi 38 yaşında doğum sırasında vefat etmiş ve hayatı boyunca Maguire bu konuda kendini bir şekilde sorumlu hissetmiş. Bunun yanı sıra 39 yaşına girdiği gün, ki bu da Wicked serisini yazmaya başlamasından kısa bir süre öncesine denk geliyormuş, annesinin öldüğü yaştan büyük olduğu düşüncesiyle artık olabileceği kadar yetişkin biri olduğunu hissettiğinden ve suçluluğunun gölgesinden çıkması gerektiğini düşünmeye başladığından bahsediyor Maguire. Bu yaklaşımı hem Elphaba'nın ailesiyle ilişkisi, hem Elphaba'nın ölümünden sonra Liir'in yaşadıklarının hem de bu kitapta Rain'in, Elphaba'nın gölgesindeki yaşayışını benim gözümde çok daha farklı bir noktaya getirdi diyebilirim.
Ten rengini bile babaannesi Elphaba'dan alan Rain üzerinden "insan ailesinin hikâyesini devam ettirmek zorunda mıdır?" sorusunun peşinden gidiyoruz. Yeşil teni bir büyü ile gizlenen, Elphaba'nın soyundan geldiği ve kendisini ele geçiren taraf için büyü gücü ile büyük avantaj sağlayabilecek Rain bir yandan babası Liir'in serinin ikinci kitabında yaşadığı gibi aile mirasının gölgesinde dolaşırken bir yandan da Elphaba'nın kaderinden ve kimliğinden çok da ayrı bir noktada ilerliyor. Bu açıdan Rain karakterini çok sevdim diyebilirim çünkü özellikle Liir'i okumak bir noktada gerçekten yormuştu beni ama Rain'in bir yandan Elphaba'nın akibetinin gerçekten ne olduğunu keşfetmeye çalışırken bir yandan kendini tüm bunların içinde kaybetmeyişi benim gözümde Rain'i çok daha iyi bir konuma yerleştirdi.
Ve belki de Maguire’ın kendi hayatında kırk yaşına yaklaşırken ulaştığı yere Rain çok daha genç yaşında ulaşıyor:
Bir insan, ailesinden gelen hikâyeyi taşımak zorunda olabilir. Ama onu aynı şekilde yaşamak zorunda değildir.
Bence Out of Oz tam olarak bunun romanı. Çok büyük savaşların, politik yıkımların ve büyünün arasında saklanmış, son derece insani bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi.