Uzun süredir okuduğum en içten, en derin cümlelerle bezenmiş, içinde gereksiz hiçbir satır barındırmayan bir kitaptı. Her bir sayfasını merakla çevirdiğim, Orhan’a sürekli neden,neden! Diye isyan ettiğim, Firdevs’e ise kötü dileklerde bulunduğum; kısacası karakterlerle bağ kurabildiğim nefis bir kitaptı.
Tarık Tufan’dan okuduğum ikinci kitaptı, kalemiyle beni şaşırtmayan, koleksiyon edineceğim bir yazar olduğu kesinleşti. Bu denli güçlü kaleme sahip Türk yazarlarımızın olması beni gururlandırırken aynı zamanda da imrendiriyor; bir gün özendiğim kalemler kadar güçlü yazabilme arzusunda bulunuyorum.
Kısacası Tarık Tufan beni bu sefer “kader” denilen şeyin varlığına daha da inandırdı. Kaderinde yoksa o sokaktan geçmez, o semte uğramaz, hatta o havayı bile içine çekmezsin. Bazı kaderler güldürürken, bazıları her geçişinde acı,keder,pişmanlık kokabilir…
Tarık TufanÂşıklara Yer Yok