SGB, 14 öykülük bir ilk kitap. 72. Sait Faik Ödülü'nü aldığı için kendi değerlendirmemi yapmak istedim ve okuma planımda kitabı öne aldım. Kitapla ilgili birkaç yorum da okudum fakat çoğu, içerikle yetinen ve eleştiri kültürüne uzak yorumlardı. Öykülerin tamamında figür anlatıcıya rastladım. Genel çerçevede kadınlarla ilgili sorunlar, aile ilişkileri üzerinden işlendi. "Sade anlatım" ifadesi günümüzde çokça ve bana kalırsa gerçek manasından uzak biçimde kullanılıyor. Derinlik barındırmayan yahut derinliği az olan öyküleri bu ifadeyle değerlendirmek doğru değil. SGB, derin bir anlatıma sahip değil. Teknik anlamda bir atılım da gerçekleştirmiyor. Öykülerin aynı tornadan çıkması beni rahatsız edecek hususlardan biri olmasa da estetik parıltıdan uzak kalması, pekala, ciddi bir eksikliktir. Bu bağlamda yorum yapmamı gerektirmeyen, önemli bir işlev yüklenmeyen betimlemelerle dolu öyküler okudum. Bir çırpıda okumak her zaman iyiye işaret sayılmamalı. Ben bir çırpıda okudum. Kişisel beklentimden uzak bir kitap okumaktan pişman mıyım? Değilim. Yazarın hedef kitlesine, yazma prensibine, yapmak istediklerine her zaman saygı duyarım. Fakat tanıtım bülteni yapıştırarak, özet yaparak, konudan söz ederek de bir metin ne sanatsal değer yüklenir ne de bu bakış bir öneri gerekçesi olabilir. Prestijli bir ödül için yeterliliği konusunda bir şey deme gereği bile duymuyorum. Zira severek, zaman zaman gulumseyerek, kadın erkek arasındaki ilişkinin gerçekliğine sadık kalındığını görerek okuduğum öykülerin kişisel beğeniyle değil; edebî çerçevedeki başarısıyla değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer tersi savunuluyorsa SGB'nin aldığı ödülü en az 20 kitapla daha paylaşması icap ediyor. Ödüllerin teslimiyle ilgili bir kehanette bulunmak niyetinde değilim. Ama isterim ki övgü de yergi de gerekçelendirilsin. Buna hepimizin ihtiyacı var. Var ama neticede yine kapalı kapılar ardında gerçeği söyleyip vitrinde güzellemelerini görücüye çıkaranlar iyi, aklındakini eğip bükmeden söyleyenler kötü polis olacak. Yine de bir çırpıda okunabilen, kadının aile ilişkileri içindeki yalnızlığını farklı koşullarda işleyen, zihni yormayan, muğlak bırakmayan öyküler okumak isteyenlere SGB'i öneririm.