Gönderi

7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 13:10
“Bazı insanlar kötü oldukları için değil, hayatta başka bir çıkış yolu bulamadıkları için kaybolurlar.” Thomas Korovinis’in Fahişe Çika romanı tam da bu hissin etrafında dolaşan, kısa ama yoğun bir anlatı. Kitap, Çika adlı bir hayat kadınının yaşamını merkezine alırken aslında tek bir insanın hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. İstanbul’un eski sokakları, Rum kültürü, meyhaneler, yoksulluk, erkek egemen düzen ve toplumun dışına itilmiş insanların görünmeyen hayatları satır aralarında canlı bir şekilde hissediliyor. Çika; sert görünen ama içinde büyük kırgınlıklar taşıyan bir kadın. Onun hayatını okurken zaman zaman ona acıyor, zaman zaman kızıyor ama en çok da neden bu hâle geldiğini düşünüyorsunuz. Romanın olay örgüsü çok büyük kırılmalardan oluşmuyor. Daha çok Çika’nın geçmişi, yaşadığı ilişkiler, erkeklerle kurduğu yıpratıcı bağlar ve hayata tutunma çabası üzerinden ilerliyor. Bu yüzden kitap, klasik anlamda “ne olacak?” merakıyla değil; “bu insan neden böyle olmuş?” duygusuyla okutuyor kendini. Korovinis, Çika’nın hayatını anlatırken dramatik bir ajitasyona kaçmıyor. Her şeyi oldukça doğal, hatta bazen soğukkanlı bir dille aktarıyor. Bence kitabı etkileyici yapan şey de tam olarak bu. Yazarın dili ise romanın en güçlü yanıydı. Rum kültürünün izlerini taşıyan anlatım, eski İstanbul’un sokak dili ve meyhane atmosferi kitabı sıradan bir hikâyeden çıkarıp yaşayan bir hatıraya dönüştürüyor. Okurken bazen bir roman değil de eski bir İstanbul türküsünü dinliyormuş gibi hissettim. Özellikle karakterlerin konuşmaları çok gerçek ve samimi duruyor. Kitap boyunca aklımda sürekli şu düşünce vardı: Toplum bazı kadınları önce yalnız bırakıyor, sonra da onları yargılıyor. Çika’nın hikâyesi tam olarak bunun örneği. Onun yaşadığı hayat “ahlak” üzerinden değil, çaresizlik ve yalnızlık üzerinden okununca kitap çok daha vurucu hâle geliyor. Kısacası Fahişe Çika, büyük olaylardan çok büyük yaralar anlatan bir roman. Gürültülü değil ama insanın içinde yavaş yavaş büyüyen bir hüzne sahip. Bitirdiğinizde Çika’yı tamamen sevmiş olmayabilirsiniz ama onu anlamaya başladığınızı hissediyorsunuz. Ve bazen edebiyatın en güçlü tarafı da tam olarak budur zaten: yargıladığımız insanlara biraz daha yakından bakabilmek.
Edebiyat
Fahişe ÇikaThomas Korovinis · İstos Yayınları · 2012129 okunma
·
292 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.