·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2018 18:30 Kitabın ortalarına gelirken bu kitap nasıl bitecek diye düşünürken yarısını geçtikten sonra lütfen bitmesin diyerek okuduğumu belirtmek isterim. Bayıldım. Gerçekten bayıldım. Zaten fantastik sevip de uzun süredir okuyamayan biri olarak hasretimi dindirdi bu kitap.
Kitabın kendine has bir havası var ve siz okurken bunu hissedebiliyorsunuz. Kitap asla konudan sapmıyor ve yazarın aralarda yaptığı ters köşeler kitabı daha da zevkli kılıyor. Açıkçası yapılan ters köşeler fazla tatmin edici değildi (biri hariç) ama kitabın gidişatını değiştirdiği için okurken kendinizi kahramanlarla birlikte oturup plan yaparken bulabiliyorsunuz. Elbette bunu yazarın akıcı ve inandırıcı diline borçluyuz.
Bir de karakterlerimiz var tabi ki. Kelsier... bayıldım. Tek kelimeyle bayıldım. Kelsierin inancı ve acıları o kadar hüzel yazılmış ki yazarın kalemi sayesinde karakter hayat bulmuş resmen. Bir karakter bu kadar mı inandırıcı olur. Kelsier açık ara favori karakterim oldu benim. Vin var bir de. Vin de çok başarılı ve içlerinde en çok değişen karakterdi ve yazar bu değişimi de başarılı bir şekilde anlatmıştı bence. Vin hakkında fazla konuşmak istemiyorum çünkü spoiler vereceğimden korkuyorum. Dockson, Breez, Saze, Yeden, Marsh, Ham, Elend, Clubs ve Dikiz tabi ki. Çetenin bütün karakterlerini sevdiğim için onlar hakkında da tek tek konuşmak istemiyorum. 'Bu kadar övdün kitabı hiç kötü yanı yok muydu?' Diceksiniz haklı olarak. Elbette vardı. Öncelikle kitaba 50 sayfalık bir adapte olma süreci var. En azından ben kendimi kitaba bağlayana kadar 50 sayfa geçmesi gerekti. Ayrıca sonunda çok fazla soru işaretine yer verildiğini düşünüyorum. En azından bazı olaylar sayesinde bunlar cevaplanmalıydı. Ama bu kitap hakkında fazla olumsız yorum yapamayacağım.
Eğer benim gibi fantastik kitap aşığıysanız bu kitaba bayılacağınıza adım gibi eminim. Okumaktan bir şey kaybetmezsiniz. Kısaca okuyun.