"Allah seni Karadeniz'e bağışlasın, bir de Karadenizliye."
Esme kızımız çok ünlü bir fenomendir ve çekim yapmak için Karadeniz'e gider. Karadeniz'in ortasında, tmetropol insanı olduğunu ve böyle bir yerde yapamayacağını dile getirirken bunu duyan Çakır içten bir beddua eder. "Allah seni Karadeniz'e bağışlasın, bir de Karadenizliye." Tesadüfe bakın ki o adam da Esme'nin dikkatini çekmiştir. Gülüşü çok hoş olan beyefendinin fotoğrafını izinsiz çekip paylaşır Esme.
Ancak o da ne? Başına güzel bir çorap örmüştür zira kendisine içten ah ettiğini bilmediği ve gülüşünü beğenip izinsiz çektiği adam Karadeniz'in ünlü iş insanıdır. Olan bitene çok sinirlenmiştir. Bir adı vardır onun ve bir fenomen bu şekilde paylaşamaz. İkilimiz bir araya geldiğinde ise sevda denen bela bulaşır onlara. Biri çok ünlü ve kuralcı iş adamı, diğer rahatına aşırı düşkün bir fenomen. Sizce sevda mı kazanır inat mı?
Aşırı eğlenceli bir kitaptı, bayıldım ve okurken çok güldüm. Esme'ye çok kızdığım oldu. Ama Çakır da sinirlerimi az zıplatmadı. Sevince insan orta yol arayıp bulmalı bence. İkisi de birbirinden inat. Akıl başa ancak sevdiğini kaybedince gelir. Hem kıskanç hem inat olan bu ikiliyi çok sevdim. Yazarın ellerine sağlık. Mutlaka okumalısınız.
İmera Fera
İmera FeraPayelll · Parola Yayınları · 2025263 okunma