Rezonans Kanunu tam olarak “bayıldım” diyebileceğim ama aynı zamanda “hiçbir şey katmadı” da diyemeyeceğim bir kitaptı. Kişisel gelişim kitaplarına çok yakın hisseden biri değilim zaten, biraz kitaplığımda olduğu için okuyup bitirmiş oldum. Ama okurken insan ister istemez bazı cümlelerin üzerinde duruyor.
Kitabın temelinde şu fikir var: Düşüncelerimiz ve duygularımız bir “rezonans alanı” oluşturuyor ve hayatımıza çektiğimiz şeyleri bu belirliyor. Yani sürekli korku, kaygı ve olumsuzluk içinde kalırsak bunu çoğaltıyoruz; daha olumlu bir zihinsel alan kurarsak hayatımız da buna göre şekilleniyor. Özellikle “bir şeyi sadece istemek değil, ona gerçekten inanmak gerekir” düşüncesini sürekli örneklerle anlatıyor.
Ancak kitapta geçen “kuantum”, enerji ve frekans gibi kavramların ne kadar bilimsel olduğu konusunda emin olamadım açıkçası. Yer yer psikolojiyle harmanlanmış gibi hissettirse de, bazı bölümler tamamen inanç ve düşünce sistemi üzerine kurulu. Bu yüzden okurken biraz “mantıkla mı, motivasyonla mı?” arasında bıraktı.
Yine de dili akıcıydı ve insanı yormayan bir anlatımı vardı. Özellikle sürekli negatif düşünce kalıplarının insanı nasıl aşağı çektiğine dair verdiği örnekler düşündürücüydü. Tam anlamıyla hayat değiştiren bir kitap olmadı benim için ama bazı cümleleri durup düşünmelik diyebilirim.
Kısacası; kişisel gelişim türünü çok seven biriyseniz size iyi gelebilir, ama daha somut ve bilimsel bir şey arıyorsanız biraz havada kalabilir.