Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 16 Mayıs 2026 22:08 Bahçıvan ve Ölüm…
Kısacık bir hikâye ama insanın içine oturuyor. Bazen hayatta en çok korktuğumuz şeyden kaçmaya çalışırken fark etmeden tam da ona doğru koşuyoruz. Bahçıvanın kaderden kaçmaya çalışması aslında hepimizin yaptığı bir şey. Sürekli kontrol etmeye çalışıyoruz, yarın yaşayacağımızı düşünerek plan yapıyoruz, yaşayamamaktan korkuyoruz… ama bazı şeyler ne yaparsak yapalım olacak. Hikâyenin en vurucu tarafı da bu zaten: İnsan bazen kendi korkularıyla kendi sonunu hazırlıyor.
Okurken şunu düşündüm; hayatın belirsizliğiyle kavga etmek insanı sadece daha yorgun yapıyor. Belki de her şeyi kontrol etmeye çalışmak yerine bazı şeyleri kabullenmeyi öğrenmek gerekiyor. Kısacık bir metin olmasına rağmen insanda garip bir sessizlik bırakıyor.
Bu kitabı okurken en çok beni tetikleyen şey, ölümün bazen ne kadar ansızın hayatın ortasına düşebildiğini hatırlatması oldu. Ben de babasını kaybetmiş biri olarak yazarın babasının hastalığını anlatırken hissettiği çaresizliği çok derinden hissettim. İnsan bazen her şeyi fark ettiğini sanıyor ama hayat bir anda geri dönüşü olmayan bir yere savrulabiliyor.