·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mayıs 2026 02:47 Hakikat…
“Ölülerin sonsuza dek yok olduğunu düşünmek bana çok haksızlık gibi geliyor.”
Kitabın sonlara doğru yaklaştığım sayfalarda bu cümle bana çok manidar ve o kadar haklı bir isyan gibi geldi. Yaşanan güzel şeylerin hiç bir anlamı yok mu bizler ölüp gittikten sonra. Ya gideceğimiz yer, ortam, sonsuzluk… adı her neyse bunca yaşadıklarımız hiç mi olacak. Mutluluklar, sevinçler, kahkahalar, acılar, hüzünler, aşklarımız, ilklerimiz… hepsi bitecek ve bir daha olmayacak mı?
Bir ailede yaşayan bireylerin dibine kadar yaşadığı ve yaşatılan koyu ve derin bir yalnızlık kokuyor hikaye. Her bir kardeşin yaşadığı olaylar karşısında kendini yalnız, kimsesiz, yaralı ve kırılgan hissetmesi geçmişten gelen bir lanet olarak sürekli anlatılıyor. Bir geçmişe gidiliyor bir şimdiki zamana. Geçmiş 4 kardeşin geçmişi değil daha sonra hayatlarını etkileyecek bir olay ile karşılaşırlar.
Halide, Cihangir, Zeliha ve Nihal.
Vefada bulunan Canfeda Konağı çevresinde geçen hadiseler. Handan ile Derviş Ali’nin etkileyici sevdası, gelecekte Halide’nin 16 yıllık esaretini ortadan kaldırmaya sirayet ediyor. Bu bölümü okuduğumda dehşete düştüm. Muhteşemdi. Hüzün dolu bir sahte canlandı gözümde. Halide’ye çok üzüldüm. Yanında olsamda kocaman sarılsam diye düşündüm:(
Kitapta en çok neyi merak ettim biliyor musunuz? Babayı. Neden evi birden terk etme kararı alıyor ve bir gecede evi terk ediyor. Hiç bir şey söylemeden açıklama yapmadan. Daha sonrasında bile neden gittiğine değilmiyor. Sadece okur kendi kafasından sebebler oluşturuyor ve teoriler yürütüyor. Tamamen okurun hayal ettiği veya hissettiğiyle bir şeyler ortaya çıkarmaya çalışıyor. Anne karakterin tavrı, davranışları, söylemleri, çocuklara bakış açısı biraz şekillendiriyor ama gerisi yok. Neden acaba bu kadar önemli olan bir karakteri silik ve gölgede bırakmayı seç yazar bilmiyorum (Bence baba önemli bir karakter.).
Eminim bu kitabı okuyanlar kendi hayatlarında da gece açan çiceklerin olacağını fark edecek. Bu düzende ve insanların kendileriyle yüzleşme noktasında ne kadar zayıf olduklarını ve yalnızlık ile nasıl derin bir bağ kurduklarını bence fark edip kendi sığınaklarını, ya güçlendirme çabasına girişecekler, ya kabullenecekler ya da bundan vazgeçip normal hayatlarına geri dönecekler…
Keyifli okumalar…