Zihnimdeki düşüncelerin, göğüs kafesimin içinde sıkışan duyguların tezahürünü kağıtlara aktarmaya duyduğum bu arzuya neden olan ulaşılmazlığın, bana bir hayat, hayata ise büyük bir tebessüm borçlu.
Ve sonunda fark ettim ki seni sevmek, sana ulaşmaktan çok kendime varmaktı. Çünkü bu aşkın yazgısında “biz” yoktu, yalnızca seni severken değişen bir ben vardı.
"Sana ait olan ne varsa kalbimin en korunaklı köşesine kaldırdım; artık biz diye bir şey yok, ama sen bende hep tamamlanmamış bir cümle olarak yaşayacaksın."