·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mayıs 2026 23:25 “İçimdeki ölüyü diriltmek için aşık oldum; ölü birken iki oldu.”
Kaan Murat Yanık; hakkında çok fazla olumlu yorum duyduğum için uzun zamandır kalemiyle tanışmayı beklediğim bir yazardı. Geç bile kalmışım
Büyülü gerçekçilik ile yazılan kitaplardan çok hoşlanmam, o yüzden bu tarza yakınlaştırdığı için ayrıca sevdim kitabı. Bana biraz Ahmet Ümit’in kitaplarını hatırlattı
Gelelim konuya. Başına gelen felaketleri unutmak ve hayalini kurduğu kitabı yazmak umuduyla Kars’a göçen Bünyamin, şehrin ücra bir köşesinde bir ev tutar. Birkaç ayını kederle tek başına geçirdikten sonra, ilerideki bir evden çıkan pembe duman onu şaşırtır ve kendine çeker. Gittiği bu evde Besti Nine ile tanışır. Bir süre sonra bu kadının canı pahasına sakladığı kilitli odada ne olduğunu merak eder ve yüzyıllık bir sırrın dinleyicisi olur.
Bünyamin’in acı aşk hikayesiyle başlayan kitap “Eyvah, yine acı dolu kasvetli bir kitap okuyacağım.” fikrine alışmaya çalışırken, geçmişe dönen büyülü bir yolculukla şaşırtıcı bir şekilde devam edince açıkçası çok mutlu oldum. Girişteki Bünyamin sadece figüran. Yazarın asıl kaleme almak istedikleri Hindistan’dan Osmanlı’ya, gerçek ile düşlerin birbirine girdiği, merakla okuduğumuz bir serüven aslında
Hindistan’da önemli bir vezir ölürken, oğlu Gülbadem’i Şah’a emanet eder. İlimle uğraşıp, uçarılıklarıyla herkesi canından bezdiren Gülbadem’le başa çıkamayan Şah, biraz da başından atmak için onu, Osmanlı Padişah’ına önemli bir ilimkar olarak gönderir. Yanına da yine herkesin şikayet ettiği papağan Zencefil’i verir. Bu ikili Osmanlı’daki önemli cinayetlerin sebebini çözecek, önemli olaylara imza atacaklardır.
Hayal gücünün sınırlarında gezen bu akıcı kitabı okuyup sevmeyen çıkmaz bence ama aynı şeyi hikayenin sonu için söyleyemeyeceğim. Hikayenin sonunu çok anlamlı bulmadım ve Bünyamin hikayesiyle bağlanmayışı da beni biraz tatminsiz bıraktı.
Buna rağmen farklı tarzıyla severek okuduğum ve yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği yaratan bir kitap oldu benim için Tatminsiz sonuna rağmen gönülden tavsiyemdir. Severek okuyacağınıza eminim