·479 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2026 14:16 Kitabımızın konusu bayağı tuhaf dostlar… Çiçikov diye bir adam var, gidip köy köy dolaşıyor ve ölmüş köylülerin isimlerini satın alıyor. Evet, bildiğiniz ölü insanlar. Çünkü sistemde hala yaşıyor görünüyorlar ve Çiçikov bunu bir tür dolandırıcılık planına çeviriyor. Kağıt üstünde zengin görünmek istiyor.
Yazarımız, sanki bir karakter üzerinden resmen dönemin Rusya’sının bir portresini çizmiş. Hani böyle dışarıdan bakınca herkes kendi halinde, ama biraz yaklaşınca herkesin garip bir tarafı var ya… Gogol bunu inanılmaz iyi yakalamış.
Mesela köy sahipleri… Her biri ayrı bir karakter. Biri aşırı cimri, biri boş konuşuyor, biri kendini olduğundan büyük görüyor. Bunlar abartı gibi dursa da bir yerden sonra böyle insanlar gerçekten var ya diyorsun. Sanki Gogol oturmuş tek tek gözlemlemiş de yazmış gibi.
Çiçikov aslında klasik bir kötü adam gibi değil, daha çok sistemin içinden çıkmış biri gibi. Hani böyle dürüst olursam ezilirim kafası vardır ya, tam o.
Bu düzene uyum sağlamaktan başka şansı yok gibi. O yüzden baş karaktere kızamadım okurken. Çünkü diyorsun ki, bu adam tek başına sorun değil, sistem böyle.
Yazarla İlgili
Gogol, bu hikayeyi aslında üç cilt olarak planlıyor. Ama ikinci cildi yazdıktan sonra yakıyor. Evet, bildiğin kendi yazdığını yok ediyor. Bunun nedeni de biraz karışık… Gerçekliğinden tam emin değilim ama arkadaşı Puşkin’in ölümünden sonra ruhsal bunalıma girdiği söyleniyor. Daha dini ve içe dönük bir ruh haline giriyor. Yazdıklarının yeterince ahlaki olmadığını düşündüğünden ikinci cildi birkaç kere yakıp tekrardan yazdığı söyleniyor.
Sonradan o ikinci ciltten kurtarılan parçalar yayımlanıyor ama tam bir bütün değil, yani hikaye aslında yarım kalmış.
Ama şunu söyleyeyim, kitap akıyor mu? Akıyor. Fakat aynı zamanda insanı zorluyor da. Çünkü sürekli yeni karakterler giriyor, herkes ayrı tuhaf, ayrı abartılı.
Sabırlıysanız ve biraz da karakter karmaşasına katlanırım diyorsanız, kesinlikle denemeye değer.
Kitaplarla kalın her daim