Kitabı okurken resmen kendim yaşamış gibi olmuştum. Ana karakterimiz balta ile giderken resmen çok korktum. O gerginliği sonuna kadar yaşadım. Ya da sonrasında yaşadığı pişmanlık... İliklerime kadar pişman olmuştum. Uzun olduğu için arada mola vererek okudum. Bu sebepten resmen rüya veya anı gibi bir his bıraktı. Okurken yarısına kadar zor okudum ancak bu sıkıcı zincirler kitabın yarısından sonra kırıldı. Dostoyevski'nin kitaplarının nedense genelinde başı çok sıkıcı geliyor ancak eğer başlarsa acayip sarıyor ve sonuna kadar devam ediyorum. Okumadıysanız tavsiye ederim.