Gönderi

Gazanfer Paşa = Ahmet Şevki Efendi
9/10
·88 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
1922 yılında İleri gazetesinde tefrika edilen Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi, oldukça ilginç bir kurguya sahip. Romanın adından ve kapağından da anlaşılacağı gibi Gazanfer Paşa ve ona tıpatıp benzeyen bir ikinci karakterin yaşadıkları Selim Nüzhet’in keyifli anlatımıyla veriliyor. Gazanfer Paşa Saray’ın başhafiyesi, üst düzey bir yetkilisidir. Tüm hayatı işinden ibarettir. 30’lu yaşlarının sonundaki bu adamın tek aşkı görevidir. Kendisine korkuyla karışık bir saygı duyulur. Sert mizaçlı, herkesin itaat ettiği, başarılı bir devlet adamıdır. Tüm bunların yanında hayatını yaşayamamış, evlenmeye dahi zaman bulamamış bir görev adamıdır. Tam da yine işinin başından aşkın olduğu bir gün masasındaki sayısız jurnal ve mektuplar arasında bir tanesi dikkatini çeker. Üzerinde ‘‘hususi’’ ibaresi yazılı bu zarfın içinden çıkan mektup hayatını da değiştirecektir. Mektup, Gazanfer Paşa’ya tıpatıp benzeyen Ahmet Şevki Efendi tarafından yazılmıştır. Paşa’ya bu benzerliği arz etmek, onunla yüz yüze görüşmek ister. Bu benzerliği faydalı bir şekilde kullanmak, Paşa’nın başından aşkın işlerinde ona bir dublör olmak teklifiyle Paşa’nın kafasını karıştırır. Ahmet Şevki, bu yolla kendi yoksul hayatını da düzeltmek, anasına daha iyi bakmak, Paşa’nın nüfuzunu da bu vesileyle kullanıp gururlanmak niyetindedir. Paşa ise bu fırsattan istifade ile işlerden başını kaldırmak, biraz olsun dinlenmek ve yaşamak niyetindedir. Paşa’nın bu teklif karşısında aklı karışır, Paşa ne diyeceğini bilemez. Başlarda teklife soğuk baksa da sonradan aklına yatar ve asıl macera bundan sonra başlar. Bu ikili, hiç açık vermeden bu işi nasıl yapabileceklerini adım adım tasarlar. Ahmet Şevki sadece dış görünüş olarak değil, tavır ve davranışlarıyla da Paşa’yla hemen hemen aynıdır. Detaylar için çalışılır, ufak tefek farklılıklar da bu çalışmalar ve ufak talimlerle giderilir. Her şey yolunda gitmektedir ama hesaba katılmayan çok büyük bir mevzu olmuştur; o da aşktır. Roman, her ne kadar Gazanfer Paşa ve onun tıpatıp benzeri Ahmet Şevki Efendi arasında geçse de romanda bunlardan başka iki önemli karakter daha vardır. Bunlardan biri Gazanfer Paşa’nın Mekteb-i Sultani’den can dostu Doktor Bedri Paşa’dır. Diğeri ise Paşa’yla eskiden beri aralarında bir yakınlaşmanın olduğu ama Paşa’yla bir türlü bir araya gelemeyen Meliha Hanım’dır. İşte bu aşk hikâyesi, olayların akışını değiştirir. Tıkır tıkır işleyen planları bozar. Aşk hikâyesinin detaylarına girmiyorum. Burada ortaya çıkan kıskançlık, feci sonuçlar doğuracaktır. Neticesinde bizlerin sonradan gazete haberiyle öğrendiği bir cinayet patlar. Bu birbirinin kopyası ikiliden biri, cinayete kurban gitmiştir. Acaba kurban hangisidir? Yahut başka bir deyişle katil hangisidir? Ölen Gazanfer Paşa mıdır yoksa Ahmet Şevki Efendi midir? Bu sırrı bilen tek insan, Doktor Bedri Paşa’dır. Doktor farkı anlayabilecek midir yoksa bu sır ömür boyu gizli mi kalacaktır? Meliha bu olayların neresindedir, bu sır perdesinin aralanmasında onun bir parmağı olacak mıdır? Gördüğünüz gibi romanda cevaplanması gereken çokça soru var. Kısa ama sürükleyici bir roman, Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi. Bahsettiğim belli başlı olaylara kitabın arka kapak yazısından da ulaşabiliyorsunuz. O sebeple tat kaçıran bir şeyler söyledim diye düşünülmesin. Buradaki asıl mevzu, birbirine tıpatıp benzeyen iki insanın düştüğü trajikomik durumlar. Günlük hevesler ve hırslarla girişilen bir maceranın hiç hesaba katılmayan insani birtakım duygular neticesinde ne gibi vahim sonuçlar doğurabileceğini görüyoruz. Romanı değerli kılan da bence budur. Belki romanda Selim Nüzhet’in bu benzer iki insan kurgusu biz okurlara çok gerçekçi gelmeyebilir ancak gerçek olan bir şey vardır; o da aşktır. Romanın sonunda kim katil, kim maktul bunu öğreniyoruz. Yazarın ayan beyan bunu söylemesine rağmen belli sebeplerden ötürü ben acaba kandırılıyor olabilir miyiz diye düşündüm. Romanı okumayanların tadı kaçmasın diye burada bunları anlatmayacağım. Kim bilir, belki Selim Nüzhet de benim gibi düşünmüş, okura gösterdiği gibi değil de içinden farklı geçirmiş olabilir. Bu tamamen benim şüphemden ibaret tabii. Daha önce buna benzer bir kurgu okuduğumu hatırlamıyorum. Özellikle Türk edebiyatında böyle bir kurguyla karşılaşmak çok hoşuma gitti. İş Kültür, bu kitabı yayımlayana kadar da böyle bir kitabın varlığından haberdar değildim. Bu kısa ama sürükleyici romanı herkese tavsiye ederim. Çok sevdiğim yazarlardan olan Abdülhak Şinasi Hisar’ın kardeşi Selim Nüzhet’le de bu kitap vesilesiyle tanışmış oldum. Yazarın belki de en meşhur eseri olan Canvermezler Tekkesi’ni de yakın zamanda okumayı planlıyorum.
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026106 okunma
·
142 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.