Orhan Kemal’in 1952 yılında kaleme aldığı Murtaza, Türk edebiyatının sadece en güçlü toplumsal gerçekçi yapıtlarından biri değil, aynı zamanda dünya edebiyatı çapında bir "karakter yaratım" başarısıdır. Don Kişot nasıl "aşırı idealizmin ve şövalyelik rüyalarının", Mürebbiye’deki Dehri Efendi nasıl "yanlış batılılaşmanın" simgesiyse, Murtaza da "sorgulanmayan otoriteye kayıtsız şartsız itaatin" ve "görev aşkının trajikomik" kanıtıdır.