Gönderi

Puan vermedi·604 syf.··
2026 56. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Biricik dedemin, içimden bir sürü sıfatla seslendiğim bavukeağmeyimin hatmi bir hafta önce bitti. Rabbim kabul etsin, okuyan herkesten razı olsun inşallah. Bugün tam 1 yıl oldu. İnsan çok sevdiği birinden istese de ayrılamıyor. Ben böyle biliyorum. Ölüm de bunun daha mecburi hâli. Sevdiğin senden alınmış ama bir o kadar da daha bir senin olmuş gibi bir his. Boşuna dememişler; ölüm Allahın emri, ayrılık olmasaydı diye. Ölümü kabullenmek de Allahın emri. O gelemiyor demek de. Gelmiyorsa çok zor. Gelemeyene kızılmıyor ama gelmeyenin affı da yok özrü de. Dedem vefat ettiği gün sabah iş yerinde 41. yasini okuyordum sabahtan. İlk üç sayfasını okudum. Haberini aldım diğer sayfaları bitirip öyle kalktım izin yazdım çıktım. Hiç de beklemiyordum vefat etmesini. 80 değil 800 olsa yine beklemezdim. Bazı insanların öyle bir diriliği var ki. İnanamıyorum hâlâ bile. Şu an dahi evinde, yatsıyı kılar kılmaz uyudu sanıyorum. Özlüyorum. Özlediğim için mi başka şeyden mi sürekli de rüyamda görüyorum. Haliyle bir uzaklık hissetmiyorum. Ama bazen özellikle bugün aklıma bir şeyler geldikçe hakikaten burnumun direği sızladı. Böyle tüm ağlamaklar beynime burnuma doldu. Değmedi bazı şeyler. Hiç değmez zaten. Bomboş bir dünya için asla değmezdi ki. Dedem gitti diye yarım hissetmedim hiç çünkü hep gönlümde yeri ve boşluk girmedi oraya ama gerçekten ölümden beter şeyler varmış. Bir insanı gönülden kovmak varmış. Bazı insanların dirisi gözü önündeyken sen mezar kazabiliyormuşsun . Hatta ölmüş ama mezarı nerede diye düşünüyormuşsun. Yarımlık budur. İçim öyle kırık öyle yorgun ki. Kendi kendime değmedi değmez diyorum sadece. Bazı şeyler asla eskisi gibi olmayacak. Biliyorum en azından benim için olmayacak. Doğrusu ne diye kafa patlattığım güler geride kaldı. Artık sadece dua ediyorum, kimsenin başına bir şey gelmesin mecbur kalmadıkça temas etmeyeyim. Aynı şekilde Allah beni muhtaç etmesin. Yoksa sılayı rahimi biz kesmedik inşallah rabbimin terazisine güvenimiz tam. Ben şerden kaçıyorum, kaçmaya da devam edeceğim... Geçen yıl bugün o kapıdan içeri girdiğimde dedemi yerde uzatmışlar gördüm. Kapıda onu ilk görünce bütün canım çekildi sandım ama asıl babamın bakışını görünce korktum. Bana ilk söylediği şey. Çok zormuş. Sen nasıl dayanacaksın oldu. O an dedim ki seren sen bittin. Sen şu an böyle oldunsa sana geçmiş olsun. Babam haklı. Açtım yüzünü öptüm. Ben ömrümde canlı insana temas etmeyen ben. O kadar istedim ki eli kolu oynasın ellerimi sıksın acıtsın kızayım ona. Öyle ağrıma gitti ki onun o hareketsiz hali. Alnından öptüm. Rüzgârla harmet eden çarşaftan medet umdum. Ama ben hayal aleminde yaşarken tam 1 yıl geçmiş. Ama bana kalsa on yıllık yüküm var. Sanki dedeme sürekli bir şeyler yetiştirmeliymişim gibi hissediyordum. Böyle. Arkasına yastık koymak gibi. Bir bardak su vermek gibi. Çok şey var içimde ama zorlanıyorum valla. Dedem vefat etti değil sadece. Benim sevdiklerimin de gidebileceğimi anladım. Bugün gasilhaneyi keşfettim. Öyle ya da böyle geleceğim dedim. Su nereden akıyor orası nasıl kullanılır. Vay be seren dedim. Çıktım gittim. Abim dedemi yıkadığı için kafam rahat etti, kafamdaki başka durumlar için bazı şeylere mecburiyetim var. Babaanneme göre ben ağlasam da kefenleyebilirmişim onu. Başkası olmaz diye diye söz verdirdi bana. Ben ta yürek miyim. İnsan bir yerden sonra kabulleniyor. Beni nasıl görüyorlarsa ben oyum. Sertlik sertifikam var. Peki... O kadar ağırlık var ki üzerimde. Tek bildiğim sevdiklerimiz gitmiyor. Acı geçiyor ama sevgi özlem bitmiyor. Böyle bir dünya işte.
Tecvidli Kur'an-ı KerimKolektif · Kevser Yayınları · 20172,981 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.