Yüzbaşının Kızı Eleştirisi
6/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
Siz okumaya başlamadan uyarayım, yazımda kitabı anlatmadım, kendi fikirlerimi söyledim. Yani "Nasıl bir kitap acaba?" diye merak ediyorsanız sadece son paragrafta biraz özelliklerini anlattım ama olay örgüsünü falan detaylı anlatmadım bilginiz olsun. Yazımı anlamak için biraz kitaba hakim olmanız iyi olur yani demek istediğim bu. İyi okumalar:) Kitabı okumaya başlarken Gogol'un kitabı övgü dolu bir şekilde açıklamasında, Puşkin gibi bir yazarın elinden çıkmasından ve çevirmeninde aynı Gogol gibi çokça kitabı övmesinden dolayı yüksek bir beklenti ile kitabı okumaya başladım. Ancak biraz hayal kırıklığı yaşadım doğrusu. Alıntılanacak çok az yer olması, şaşırtıcı şeylerin olmaması, baş karakter Pyotr'ın çok önceden tanıştığı insanların sonradan karşısına çıkması ve romanın "Şimdi adam patladı" dediğimiz yerlerinde onu kurtarmaları, yani realist bir şekilde olay örgüsünün akmayışı, açıkçası bende roman için eksi yazan durumlar oldu. Çok bahsetmiyorum bu "Kaderin cilvesi" karşılaşmaları ki spoiler vermeyeyim. Ancak kitap yine kendini okutturan bir kitap. Tüm bu eksilere rağmen okuru boğmuyor ve bazı yerleri insanı merakta bırakıyor. Burada Gogol'a hak verdiğim yerlerden bahsetmek istiyorum. Yaptığı önemli yenilikler var. Hatta Rus edebiyatı için devrim bile denebilir bunlara. Dönemin Rus edebiyatında hepimizin bildiği üzere sayfalarca betimlemeler yapılıyordu ve bu biz okurları genelde sıkan bir durum oluyordu. Fakat Puşkin kitapta çok ayrıntıya girmemiş yalnızca aklımızda canlanacak kadar anlatmış. Diğer bir yenilik de şu romantizm akımında yavaş yavaş realizme geçiyor yazar. O savaş anları, idamlar, insanlar arasındaki sınıflar falan kitapta güzel işlenmiş. Ancak hâlâ romantizm etkisi var. Bahsettiğim "kaderin cilvesi" anlar mesela romantizm akımının kalıntıları. Bugün biri o şekilde bir olay örgüsüne sahip bir kitap yazsa "Hadi be oradan! O kadar tesadüf olur mu?" deriz ama dönem özellikleri göz önüne alınınca kitap gerçekten o dönem için bir devrim. Ayrıca Pugaçov'un tamamen barbar bir yağmacı olarak gösterilmeyip insani duygularının da romana katılması bence çok hoş olmuş. Baktığımızda bir isyancı olan, herkesin gözünde eli kanlı bir katil olan adamın aslında ne kadar yardımsever olabileceği ve ne kadar iyi kalpli olabileceğini görüyoruz. Ve ben açıkçası Savelyiç ile çok yakın bir bağ kurdum. Bir kere adam emekçi ya! Bağ kurmamak elde mi Allah aşkına? İşine canı pahasına sadık olması, efendisi Pyotr'a her şeye rağmen sadakatini koruması ve her zaman onun iyiliğini düşünmesi benim ona çok ısınmama neden oldu. Ve bazı yerlerde boşuna adamcağıza kızıldı orada üzüldüğümü itiraf etmeliyim. Yazık yahu adama! Velhasılıkelam, kitap kötü bir kitap asla değil ancak günümüz edebiyat dünyasında şuan yayınlanmış bir kitap olsa gerçekten böyle bir şöhrete sahip olamazdı bence. Yani gerçekten çıkabileceği en iyi anda çıkmış kitap. Güzel bir kitap, sakin bir kitap okumak istiyorsanız tam size göre. Gogol'un dediği gibi sade ve saf bir kitap, imgesel anlatım falan fistan karıştırmadığı için kafa yormuyor. Herkesin kütüphanesinde bulunmalı bence. Bölümleri de kısa kısa olduğu için yavaş yavaş, parça parça okunabilir yani yine insanı yormayan bir özelliği daha kitabın. Eleştirimi okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız:) H. Yiğit Yılmazer
Edebiyat
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Turkuvaz Kitap · 202136,9bin okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.