Yazarın eserlerini okumak beni oldukça yordu diyebilirim. Post-modern, sürekli monolog, olayın tamamının sürekli verilen küçük ipuçları ve geri dönüşlerle anlaşılabilmesi... En azından biri eksik olsa bir tık daha rahat okunabilir, beğenilebilir olurdu diye düşünüyorum. Daha kötü romanlar okudum ama bunlara da iyi diyemiyorum. Hatta ilk okuduğum romanı olan Fikrimin İnce Gülü bundan iyiydi. Bu romanların Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi ve Hayır şeklinde sırayla okunduğu taktirde anlamlı bir bütün oluşturduğunu unutmayalım.
Eser bir düğün merasimi tasviriyle başlar. Bu kez eser girişinde Ömer, sonrasında Tezel konuşmaktadır. Ömer düğünü de olan, İlhan'ın kızı Ayşen'den hoşlanmaktadır. Tezel ressamdır. solcu olmuş, eylemlerde bol bol cop yemiştir, İlhan okuması taraftarı değilken Aysel kendi gördüğü baskıyı kız görmesin diye çok destek verir ve Tezel de kendini akademiye atar. Bunca desteğine rağmen Tezel onu hiç sevmemektedir. Evlenip boşanmıştır, bir çocuğu vardır. Savruk bir hayat yaşamaktadır, o da Avrupailiği yanlış anlayanlardan olmuştur. Ev ahalisine annesi dahil muhabbet duymaz, alkoliktir. Aysel de Ömer'e öğrencisi Engin'le yattığını itiraf etmiş, Ömer bunu "Batılı" olduğu için normal karşılamıştır.
Engin cezaevine düşmüş hatta oradan Aysel'e mektup göndermiştir. Ömer bu sefer de Batılılığı elden bırakmasa da içten içe buna bozulmuştur. Sonra İlhan'ın iç sesi konuşur. Damadı general çocuğudur. Normalde onu pek sevmez ama kızı öğrenciyken anarşistlere katılmış içeri düşmüş, şu andaki kayınbabası dışarı çıkmasını sağlamış, o da kıza bu adamın oğluyla evleneceksin diyerek emrivaki yapmıştır. Aysel, İlhan'la kavgalı olduğu için bu düğüne gelmemiştir. Bu evlilik Ayşen'in çok da içine sinmez ancak bir şekilde kabullenmiştir de. Üniversitede zengin aile çocuğu olduğu için devrimci arkadaşları tarafından daima sevilmemiş, ajan gözüyle bakılmış ve küçümsenmiştir. Hep onlara yaranacak bir devrimci olmak için çabalamıştır. Sadece Uğur isimli sevgi de beslediği bir arkadaşı onu ön yargısız kabul eder ama aynı zamanda fakültede hocası da olan eniştesi Ömer'e de içeren içe bir hayranlık beslemektedir.
Aysel Zina yaptıktan sonra Ömer'le bedensel ilişkiyi kesmiş, evlilikleri darbe almıştır. Ömer bunu çok kafaya takmaktadır. Düğünde alkolün de verdiği yetkiyle onu arayıp "intihar edip etmediğini kontrol etmek için aradım." der ancak Aysel mentali çok kuvvetli bir kadındır. Olay umurunda bile değildir. Düğün sonunda Tezel ona evde bir anarşist sakladıkları gerekçesiyle evin basıldığını ve Aysel'in göz altına alındığını haber verir.