Kitabın neden bu kadar tuttuğunu anlamış değilim. Vasat bir kitaptı. Kahraman bakış açısıyla Holden'in ağzıyla yazılmıştır. Daha çok kahramanın bir iki günlük hayatına iç sesinin eklenip yazıya geçirilmesi şeklinde inşa edilmiştir.
Kahraman Holden'in ağabeyi D.B.ye anlattıklarını okura da anlatmaya başlamasıyla başlar. D.B. Hollywood'dadır, iyi para kazanmaktadır. Holden dört dersten kaldığı için okuldan atılır. Bu gittiği dördüncü okuldur. Yaşı 17'dir. Uzun boylu, olgun görünümlü bir gençtir. Yurtta Stradlater isimli narsist ama temiz yüzlü, kadın düşkünü bir arkadaşı ve Ackley isimli dişini bile fırçalamayan pasaklı bir arkadaşı vardır. Stradlater Holden'den geçemediği kompozisyon dersi için sıradan bir kompozisyon yazmasını ister, Holden de lösemiden kaybettiği kardeşinin baseball eldiveni hakkında bir kompozisyon yazar. O kahramanımız gibi sorunlu değil iyi ve öğretmenleri tarafından sevilen bir öğrencidir. Kendisi ise Jane isimli bir kızla buluşmaya gider. Bu Jane holdenin daha önceden iyi tanıdığı ve hoşuna giden bir kızdır ve Holden eser devamında sık sık kızdan bahsedecektir. Döndüğünde kompozisyonu beğenmez ve Holden sinirlenip kağıdı alır ve yırtar. Şakayla başlayan bir kavgadan sonra atıldığı yurdu terk eder ve trenle New York'a doğru yola çıkar.
New York'ta ikinci sınıf bir otele yerleşir. Otel tuhaf tiplerle doludur. Bir mekana gider ve olgun göründüğü için yaşını gizleyerek birkaç kızla tanışır. Bu kısımda uzun süre Jane'den bahseder. Aslında onu saf bir aşkla sevmektedir. Cinsellik haricinde güzel bir flörtleri vardır. Holden kavgadan korkan bir çocuktur. Otele geri dönünce görevli ona kadın isteyip istemediğini sorar ve kadın çağırır. Hâlâ bakirdir ve bunun sebebi hayatına kız girmemesi değil, oynaşırken kızlar dümenden dur deyince bizimkinin durmasıdır. Kadın gelir, güzel ve genç de bir kızdır, kendisinden de hoşlanır ancak bizimki yapamaz hatta parasını alıp onu gasp edip darp eder ve giderler.
Holden parasını da hızlı harcamaktadır ancak sorun değildir çünkü zengin bir ailenin çocuğudur. Buradan Sally isimli bir kız arkadaşıyla buluşma ayarlar ve buluşurlar. Takside onunla biraz oynaşır ve yalandan ona aşık olduğunu söyler sonra da ufak yaşlarına rağmen evlenme teklif eder. Kız tabi ki reddeder ve ağlar. Daha sonra oradan da çıkar ve para harcamaya, içmeye devam eder. Bir barda lavaboda kendini iyice ıslatır. Cebinde çok parası da kalmadığı için yürüyerek dolaşır. Eve gider ve kız kardeşi Phoebe ile sohbet eder. Eve erken geldiği için kardeşi onun okuldan atıldığını anlar. Annesi babası gelir ve onlara görünmeden çıkmak ister, kardeşi ona harçlığından iki dolar verir. Tam çıkacakken kardeşinin ağlaması tutar ancak o yine de evden çıkar.
Öğretmeni bay Antolini'nin yanına gider. Öğretmeni ona uzun bir nasihat verir ancak bizimki pek oralı olmaz. Sonra uyku vakti gelir ve ona bir yatak hazırlarlar, gece bay Antolini onu taciz ederken uyanır ve oradan çıkar. Başka bir okula gitmek; dolayısıyla eve geri dönmek istememektedir. Batıya gidip basit bir iş bulup çalışmayı düşünmektedir. Son bir kez kız kardeşi Phoebe'yi okulunda ziyaret eder, kız da onunla gelmek ister ancak tabi ki izin vermez ve ufaklık ona biraz küser. Kardeşini gerçekten çok sevmektedir. Muhtemelen evden uzakken gördükleri ve kardeşine olan sevgisi sebebiyle başka bir yere gitmekten vazgeçer.