·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Mayıs 2026 07:39 Hasret, tarihin en büyük trajedilerinden biri olan mübadeleyi soğuk rakamlarla değil, kalbi paramparça olan gerçek insanların hikayesiyle hissetmek için okunmalı. Canan Tan, doğup büyüdükleri topraklardan bir gecede koparılan insanların ve bu fırtınanın ortasında kalan Tacettin ile Patricia’nın imkânsız aşkını anlatırken, aslında hepimize "aidiyet" kavramını sorgulatıyor.
Kitap boyunca o dinmeyen sızıyı ve yersiz yurtsuzluğu öyle derinden hissediyorsun ki, göçün sadece bavullarla yapılan fiziksel bir yolculuk olmadığını, ruhların hep geride kaldığını anlıyorsun. İki yakada yükselen ortak bir ağıta kulak vermek, resmi tarihin unuttuğu insani detaylarla yüzleşmek ve aşkın siyasetin çarkları karşısındaki o vakur çaresizliğini görmek için kesinlikle okunmaya değer bir roman...