·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Mayıs 2026 08:58 Yazarın söyleme bilmesinlerden sonra okuduğum ikinci romanı. Türk aile yapısının son 20 yılda nasıl değiştiğinin kanıtı aslında roman. Çok uzaklara gitmemek gerek Türk aile yapısı son 20 yıldır geniş aileden çekirdek aileye geçti. Genis aile kültürü ile büyümüş dede nineler ya da yaşlılar huzurevi karşıtı. Çünkü büyüklerinden öyle görmemişler. Yeni nesil ise sürekli şehir hayatının içinde koştururken dönüp bunlarla ilgilenecek zamanı yok. İki romanda da aile üzerine. Yazarın empati yeteneği cok iyi. En çok bu romanda hosuma giden bir tarif defteri. Bababbneden kalan yazım hataları ile el yazısı ile yazılmış tarif defteri beni com eski günlere götürdü. Benim annemin tarif defteri yoktu ama keşke olsaydı. Hatıra olarak kesin bende saklardım. Annesinin terk ettiği Meltem ve çocuklarınin onunla ilgilenmediği Selime Teyzenin gözünden anlatılıyor her şey. Romanın sonunda ikisi de ortak bir noktada buluşuyor. Selime Teyze yeniden çocuklarına dönmek için yola çıkarken onun akıbeti belli değil. Ancak Meltem tüm dertlerini tarif defterinin arasında bulduğu dedesinin yıllar önce çözdüğü minik bir bulmaca sayfasında buluyor. Altı harfli bir tatlı demiş bulmaca dedesi MELTEM yazmış. Kitapta geçen yaşlılarin kullanıp gençlerin bilmediği kalıplaşmış sözler de hoş. Tavsiye kitap