Tess Gerritsen, Yazlıkçılar’da tam anlamıyla harika bir kafa dağıtma seansı sunarken, arkasında derin bir haklılık tortusu bırakıyor. Paranın ve nüfuzun gücüyle suçların üstünü örtebileceklerini sanan kibirli 'yazlıkçılar' ile onları tekinsiz bir mesafeyle izleyen 'yerliler' arasındaki çatışma, aslında göründüğünden çok daha fazlası. Roman, gerçeklerin er ya da geç gün yüzüne çıkacağını fısıldarken şu can alıcı fikri besliyor: İnsanların hissettikleri, o içe doğan huzursuzluklar asla gereksiz ya da boşa değil. Kasaba halkının yazlıkçılara duyduğu o köklü güvensizlik hissi asla boşuna değildi; sezgiler, paranın gücünü eninde sonunda mağlup ediyor.