10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Ayperi… Adı kadar güzel ama ruhu o kadar kırık. Kendisiyle hiçbir zaman tam anlamıyla barışamamış. Çünkü çocukken yaşadığı o olay, onun içinde kapanmayan bir yara olarak kalmış. Bu yüzden pembe renkten nefret ediyor… Çünkü o gün üzerinde pembe bir elbise vardı. Yıllar sonra, bir anda otobüse binerken travması yeniden tetikleniyor. Kaçar gibi kendini karanlık, soğuk bir parka atıyor. Ve tam da en kırılgan anında, yanına biri oturuyor: Ömer Seyirhan. Ayperi, bir daha asla görmem diye düşündüğü bu yabancıya içini açıyor. Ömer ise sadece bir yara bandı uzatıyor… Ama aslında o an, çok daha büyük bir şey başlıyor. Kader mi, tesadüf mü bilinmez… Ama yolları tekrar kesişiyor. Üstelik bu sefer Ömer’in kim olduğu ortaya çıkıyor: Narkotik Başkomiseri. Ve Ayperi’nin arkadaşı Melike sayesinde işler iyice karışıyor. Sonrası mı? Sürekli karşılaşmalar, kaçışlar, inkarlar… Ve Ömer’in çoktan düşmüş olduğu aşk. Ömer; yakışıklı, net, güçlü bir adam. Ayperi ise duvarları olan, yaklaşılması zor biri. Ama Ömer vazgeçmiyor. Ayperi kaçtıkça o yaklaşıyor. Kitaptaki yan karakterler de en az ana karakterler kadar güzel işlenmiş: Melike kahkaha garantisi, Şeyma ise tam bir “eli maşalı” karakter! Ve o sahneler… Ayperi’nin Ömer’in arabasını çizmesi, onu sapık sanıp dövmesi, üstüne bir de tekerlekli sandalyeden düşürmesi… Gerçekten kahkaha attım! Ömer’in işine gelmesi ise ayrı bir olay çünkü Ayperi onunla ilgilenmek zorunda kaldı. Kavanoz açma bahanesiyle Ayperi’yi eve çağırması, antep fıstıklarını onun elleri acımasın diye açması, film izlerken Ayperi uyuyakalınca onu izlemeye devam etmesi… Bütün bu küçük detaylar, aslında büyük bir sevginin göstergesiydi. Ayperi belki duygularını hemen kabul edemedi… Ama Ömer’in sevgisi, sabrı ve çabası gerçekten etkileyiciydi. Bu ikilinin uyumu gerçekten çok güzeldi. İkinci kitap bir an önce çıksın!
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026498 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.