Spoiler içerir
4/10
·490 syf.··
2026 52. kitabı
Ben direkt kendi düşüncelerimi anlatmak istiyorum bu sefer ve biraz uzun olacak. Klasikleri diğer kitaplara göre her zaman daha akıcı buluyorum, dili akar gider ki sanırım klasik olmasının şartlarından biridir diyebiliriz. Bu kitapta aynı böyle oldu. Gayet akıcı okuyorum, okuyorum da ben ne okuyorum dedirtti uzun sayfalar boyunca... Bazı eleştirilerde 'sabredin 200. sayfadan sonra açılıyor' diyorlar ama o kadar sayfada açılan bir kitabı şuan yazılsa nasıl değerlendirirdik bilemedim... Birden hiç bir bağ kurulmadan, ön bilgi verilmeden sürekli ben işimi yapan biriyim diye defalarca tekrarlayan Mr. Lorry genç bir kız olan Lucie'yi alıp öldü sandığı ama aslında haksız yere hapis yatmış babasına götürüyor. Ne oldu ne bitti bilinmez kız da babacım diyerek adama yapışıyor anormal bir bağlılıkla. Adeta bir melake... Tabiki kızımın zengin, dadıyla büyümüş, dadısı ona aşık bir gün işte çalışmamış, ev işi yapmamış bir asilzade. Adam kızıyla dönüyor, daha ruhsal sağlığı iyileşmemiş birde doktorluk mesleğine dönüyor. Saçma sapan. Sonra birden banka çalışanı Jerry'i görüyoruz adam da ayrı bir deccal mezar hırsızı... Hemen ardından şak diye bir idam duruşmasına gidiyoruz bizim baba kız bu sefer de orda şahitler. İdamdan kurtulan adamımız yakışıklı bir Fransız. Hemen ardından şeytanın daha büyüğü bir Marki'yi okuyoruz, bizim idamdan kurtulan adam Marki'nin yeğeni çıkıyor. Tam adamı okuyacaz öldürülüyor. Her şey sürekli birden önümüze sunuluyor. Asla hikayeye giremedim. Olsun, devrimi ve ezilenleri savunacak derken yazar sanki devrim ve ezilenleri haksız çıkartmak için kırk takla atıyor. Okurken aşırı rahatsız oldum. Fransız Devrimi zamanında yapılan katliamları meşrulaştırmıyorum asla ama yazar konuyu öyle bir ele almışki, yıllarca sistematik biçimde halkı yoksullaştıran, sefalete sürükleyen, aç bırakan, hasta bırakan, onur ve gururunu kıran ve en önemlisi eğitimsiz, cahil bırakan aristokrat kesime isyan ederken mantıklı bir isyan yürütülsün istemiş. Acaba bu nasıl olacak Charles bey amca ? Halk yıllarca ezilmiş, halk cahil, eğitimsiz... Birden "Biz devrim yapıyoruz ve süreci sistematik yönetelim" nasıl desinler ? Kitapta da aristokrasi kesiminin yaptığı canilikleri de anlatıyor garip bir şekilde birde, dengesiz bir anlatım. Üzgünüm ama söylediğim gibi sistematik ve yıllarca hor görülmüş, cahil bırakılmış kesim ayaklandığında mantıklı davranış beklemenin mantıksızlığını anlamadım. Kutsal Lucie'ye çizdiği yol, kitabın doğru insan tanımı resmen. Örnek insan Lucie bir gün yemek yapmamış, ev işi yapmamış, ekmeğini işe gidip kazanmamış, tarlada çalışmamış uğruna canını feda edecek dadısı ile büyümüş... Bu üst sınıftan olursa herkes, kimse dadı olamaz ama... İdeal yaşam diye tasvir ettiği aile yapısına karşı isyan çıktı zaten... Aynı şartlar mı sence devrimi yapan insanlarla Lucie'ciğinin hayatı Charles bey amca ? Sonu nispeten güzel bitse bile "kutsal aile" için kendini herkes feda etti. Üzgünüm ben devrimcileri bu kadar sığ göstermesinden nefret ettim.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.