Tekrar yeniden doğsaydım acaba bir sene emekler miydim yürümek için ve konuşmak için aylarca sadece heceler miydim? Yoksa aptallıkla mı özdeşleşirdi bu süreler... Konuşmamalisin, yürüme boşver sana gore değil falan der miydim kendime... Vazgeçer miydim her şeyden...
Onca şey yaşadık zerre zerre yüzlerce deneme sonucunda öğrendik alkislandik ama bugun sıra bize gelince alkış sırası bizdeyken yaptığımız her şeyi küçümser olduk.
Geçmişi yok sayıp aylar yıllar değil saatler alan işlere odaklanmaya bile hevesimiz azaldı kendimizi eleştirir halde bulduk.
Çünkü baskımız arttı ve malesef bu baskı dışardan diye kendimizi kandırdık fakat baskı tam olarak kendimizdendi. Kendimizi küçümsemeye başladık kıyasladik ve hep aynı sonuca vardık bizde bir tuhaflık vardi...
Bu da yaptıysa derken oradaki hep bizdik. Sadece gizledik biz bunu sonra ne oldu öğrenmek yerine eleştirmekle, tükenmekle , kıyasla ve hep aynada görünene inancımızı sorgulamakla vakit tükettik. Vaktimiz yok diye de ekledik.
Aslında her şey çok basit farkında olana. Farkında olmak kolay mı yok o değil iste... İyice bir pismek gerekiyor. Kendinle bir bir hesaplaşmak. Ve en son merhamet etmek. İnsan her zaman kendine çok güvendiği için başarısız olmaz bazen de özgüvenini kaybettiği içindir süreçten kopup sonuca baktığı içindir başarısızlıkları bundan kurtulanaysa her şey çok basit... Kim Öldürdü İçindeki Öğrenme Aşkını?