Turgenyev’in İlk Aşk adlı eseri yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor; insanın çocukluktan çıkıp duyguların sert gerçekliğiyle yüzleşmesini anlatıyor. Üstelik bunu büyük olaylarla değil, insan ruhunun içindeki küçük kırılmalarla başarıyor. Kitabı bitirdiğinizde elinizde büyük bir macera kalmıyor belki ama içinizde garip bir boşluk ve uzun süre dağılmayan bir his kalıyor.
Romanın merkezinde 16 yaşındaki Vladimir var. Vladimir’in yaşadığı şey yalnızca bir kıza duyduğu sevda değil; aynı zamanda ilk kez kıskançlığı, değersizlik hissini, tutkuyu ve hayal kırıklığını tatması. Turgenyev burada ilk aşkın masum olduğu kadar yıkıcı da olabileceğini çok gerçekçi bir şekilde göstermiş.
Kitabın en güçlü tarafı psikolojik derinliği. Vladimir’in o kararsız, kırılgan ve ne yapacağını bilemeyen hâli oldukça gerçek hissettiriyor. Zinayda karakteri ise başlı başına bir karmaşa. Bir an sıcak, bir an uzak; bir an masum, bir an acımasız. Zaten romanın etkileyici tarafı tam olarak burada başlıyor: İnsanların duygularının ne kadar değişken olduğunu çok doğal bir şekilde anlatıyor.
Turgenyev’in anlatımı sade ama oldukça samimi. Özellikle Vladimir’in sevdiği kişi uğruna kendini ispat etmeye çalışması, onun için anlamsız şeyler yapması, gençlik dönemindeki o “duygularla hareket etme” hâlini çok başarılı yansıtıyor. Çünkü insan ilk aşkında çoğu zaman mantığıyla değil, tamamen hisleriyle hareket ediyor.
Ancak kitap kusursuz değil. Öncelikle olay örgüsü oldukça basit ilerliyor ve dikkatli bir okur kitabın gidişatını büyük ölçüde tahmin edebiliyor. Ayrıca Vladimir’in fazla pasif bir karakter olması zaman zaman insanı yoruyor. Büyük bir aşk yaşayan bir karakterden daha güçlü çıkışlar bekliyorsunuz fakat Vladimir çoğu zaman kendi içinde yaşayan, yüzleşemeyen bir karakter olarak kalıyor.
Bunun yanında karakterler arasındaki uyumsuzluk da dikkat çekiyor. 16 yaşındaki bir genç ile 21 yaşındaki Zinayda’nın dünyaları oldukça farklı. Bu nedenle aralarındaki ilişkinin daha başından itibaren kırılgan olduğunu hissediyorsunuz.
Yine de İlk Aşk, insanın hayatında bazı duyguların neden unutulmadığını çok güçlü anlatan bir eser. Çünkü Turgenyev bize şunu söylüyor: İnsan bazen bir kişiye değil, aşk hissinin kendisine âşık olur. Ve bazı duygular zaman geçse bile insanın içinde yaşamaya devam eder.
Kitaptan benim çıkardığım en önemli sonuç ise şu oldu: İnsan en büyük olgunlaşmayı çoğu zaman mutlulukla değil, kırıldığı anlarda yaşıyor. Vladimir’in yaşadığı hayal kırıklığı onu bir anda çocukluktan çıkarıp başka bir ruh hâline sürüklüyor. Belki de ilk aşkların unutulmama sebebi tam olarak budur.
Kısacası İlk Aşk, büyük olaylardan çok insan ruhunun içindeki değişimleri anlatan, kısa ama etkisi uzun süren bir novella. Özellikle gençlik duygularını ve ilk aşkın insan üzerindeki izlerini okumayı sevenler için kesinlikle etkileyici bir eser.
KİTABIN GENİŞ YORUMU YOUTUBE SAYFAMDA: youtube.com/watch?v=X4SVXhv...
İlk AşkIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20249,5bin okunma