Oğuz Yılmaz'ın Şimal Yıldızı adlı eseri, kıyamet sonrası bir dünyada umudu, direnişi ve insan olmanın anlamını sorgulayan etkileyici bir kurgu sunuyor. Toza dönüşmüş bir dünyanın gerisinde kalan insanların yaşadığı bu hikâyede; acı, nefret, sevinç ve mutluluk gibi insana ait tüm duyguların hafızalardan silinmeye çalışıldığı, yerlerine ise sistemin şekillendirdiği ruhsuz bedenlerin bırakıldığı bir düzen anlatılıyor.
Kitap boyunca en çok etkilendiğim noktalardan biri, Şimal'in Leke'yi yalnızca bir deney olarak kullanması ve sevgiyi bu kadar basite indirgemesiydi. Leke'nin yaşadığı hayal kırıklığı ve gerçekleri bu şekilde öğrenmesi gerçekten içimi burktu. Onun çektiği acıyı zaman zaman kalbimde hissettim.
Leke'nin yolculuğunda ona eşlik eden Gölge'ye duyduğu bağlılık, ona "kızım" diye seslenişi, birlikte umut etmeleri ve tüm zorluklara rağmen başarmaları ise kitabın benim için en özel ve en dokunaklı bölümleriydi. Hikâyenin karanlık atmosferi içinde bu bağ, okuyucuya umut ışığı sunuyor.
Küçük bir eleştiri yapacak olursam, kitabın yaklaşık ilk 170 sayfası yoğun benzetmeler ve yabancı sözcüklerin fazlalığı nedeniyle benim için biraz yorucuydu. Bu durum zaman zaman anlatımı karmaşık hale getirdi ve hikâyenin asıl can alıcı noktalarına ulaşana kadar sayfaları çevirmekte zorlandım. Ancak sonrasında anlatımın akıcılığı artıyor ve kurgu kendini çok daha güçlü hissettiriyor.
Her şeye rağmen büyük bir emek ve özenle hazırlanmış bir eser olduğunu düşünüyorum. Güçlü betimlemeleri, merak uyandıran atmosferi ve verdiği mesajlarla okuru düşündüren, etkileyici bir kitap oldu benim için.
Elbette efendim , tavsiyedir .. ♡
Oğuz YılmazŞimal Yıldızı
Bazı hikâyeler kıyameti anlatır, bazıları ise bütün yıkımlara rağmen insan kalabilmeyi… Bu incelemeyi okurken aklımda bu şarkı vardı. music.youtube.com/watch?v=jThe2qA...