·195 syf.····Okunma: 02 Nisan 2026 18:03 Edna bir eş ve anne olarak sorumluluklarını yerine getirme konusunda pek hevessiz bir kadın. Kitabın başında onu bencil ve sorumsuz bulmak işten değil. Ancak ilerleyen sayfalarda hayatını gözlemleyerek Edna’nın yalnızca bir eş ve anne olmadığını, en önemlisi genç bir kadın olduğunu hatırlıyoruz. Edna ona biçilen sorumlulukların altında tam da benim gibi, okuyan diğer genç kadınlar gibi yalnızca bir insan. Ne için olursa olsun geri plana atmaktan kaçındığı bir benliği var ve onu elinden almaya çalışanlara inat akıntının tersine yüzüyor. Edna, toplumun olduğunu sandığı kişiden çok uzak ve hayatının bir noktasında gerçekte olduğu kişi olmaya karar veriyor ve hayatını bu yönde şekillendirmeye başlıyor.
Edna bunu yaparken hiç incinmesin istedim. Piyanist hanım da öyle istedi; onu desteklerken güçlü olmasını da diledi. Çünkü gerçekten kendisi olabilmek her yiğidin harcı değilmiş. Edna kitap boyunca karakterlerce yargılandığı gibi bugün de okuyucu tarafından yargılanmaya devam ediyor.
Benliği elinden alınmış, alınmaya çalışılan ve asla alınamayacak tüm kadınlar bu kitabı okurken kendilerinden bir şeyler bulacaktır eminim ki.
İncelememi kitaptan favori alıntımla bitirmek isterim:
“Temel olmayan şeylerden vazgeçerim; paramdan, canımdan vazgeçerim çocuklarım için. Ama kendimden vazgeçmem.”
Biz bugün hala kendinden vazgeçmeyi reva görüyoruz kadınlarımıza, “anneliğin kutsallığı” teması altında yok ediyoruz benliklerini.