Puan vermedi·269 syf.····Okunma: 01 Haziran 2026 15:31 Kitapta her şey imgelerle anlatılıyor. Tasavvuf ve müzik ilişkisi, imgesel karakterlerle fantastik bir hikaye şeklinde anlatılıyor. Bu hikayede tarih, tasavvuf, felsefe ve musiki var. Öncelikle kitabın adı "Suskunlar" Galata Mevlevihanesi'ndeki küçük mezarlığın adı. Ölünce bu mezara yatacak olan Başkahraman Eflatun da hep susar. Eflatun Mevleviliğe giderken yolda , 7 büyük günahın kendini çağırdığını sanıp sırasıyla hepsinin yanına gider ve hepsinden kötek yer. Yolu en son Galata Mevlevihanesi'ne çıkar. Orada bir derviş olur. Bu 7 büyük gnah karşısına :
-İki büryan kebabını arka arkaya mideye indiren şişko adam (oburluk)
-genelevden çıkan yeniçeri (şehvet)
-bir sandık dolusu altını olduğu halde borcunu ödemeyen tüccar (açgözlülük)
-kölesini öldüresiye döven (öfke)
-atın üstünde giden zadegan (kibir)
-sofu bakkal (kıskançlık )
-senelerdir aynı yerde yatıp duran dilenci (tembellik)
Şeklinde çıkar.
Kitabın kötü karakteri Tağut (Allahı reddeden her şey) ile Mevleviler savaşır. Tağut'un yardımcısı Azazil (İblisin cennetteki adı ) Tağutun isteklerini yapar. Tağut hastalanmıştır ve Rafael adında bilgisiz bir doktordan yardım etmesini ister. Burada aynı zamanda sağlam gelip Rafael'in elinde hastalanan Lazar (hastalanmış adam ) vardır.
Camide vaaz verip herkesin sevdiği cüce devamlı musikinin ne kadar günah olduğunu vazeder. Fakat cüce esasında yetenekli bir müzisyen ve Tağut'un adamıdır. Yani yazar burada Tağut'un musikiyi reddettiğini gösterir. Yani musikiyi tasavvufla da bağdaştırarak iyi bir yere koyar. Bu tağutun cinayet işlettirdiği Kabil adında bir katil vardır. İsmiyle müsemma olarak kendi kardeşini öldürmüştür.
Bir de Muhteşem Neyzen Batın ( gizli, görünmeyen şey) vardır. Onun oğlu Zahir yani batının zahir(görünen) olan tarafı kendini peygamber ilan ettiğinden sofular tarafından öldürülür. Bunların cüce dindar vaizin, gerçekte şeytana hizmet etmesinin, halk tarafından görünen ve görünmeyen taraflarını simgelediğini düşünüyorum. Ya da Batın hazretleri ile kıyamet zamanı inecek olan mehdi simgelenmiş olabilir.
Kitabın sonunda Mevlevi dedesi İbrahim dede şunu söyler : menfure makamının durağı secde perdesidir. O yüzden mevlevihanede kalın secde makamını çalarlar ki tağut secde etsin. Yani Menfur (tiksinilen şey) tağut menfure makamını söylemeyi bıraktığında secde edecek yahut secde ettiğinde menfurluktan çıkacaktır.