Gönderi

GelGit yeniden Uyanış Kitap Yorumum
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 20:33
‎ "Bazen bir insanı iyileştiren şey mucizeler değil, koşulsuz sevgidir." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere naif mi naif, masum mu masum, yüreklere dokunacak sıcacık bir kitapla geldim. Kalemiyle de kendisiyle de tanışma kitabım olan Su Akar'ın Gelgit: Yeniden Uyanış kitabı ile sizlerleyim. ‎ ‎Sırma, çocukluğu ve gençliği boyunca babasını kendine örnek almış, tam anlamıyla "babasının kızı" diyebileceğimiz bir karakter. Ta ki babasının onun geleceği için ilmek ilmek ördüğü planı öğrenene kadar... ‎ ‎Batmak üzere olan şirketini kurtarmak isteyen babası, Sırma'yı zengin ortağının oğluyla evlendirmek ister. Ancak bu evlilikte büyük bir sorun vardır. Aras yirmi sekiz yaşındadır fakat zihinsel olarak altı yaşındaki bir çocuğun masumiyetine sahiptir. ‎ ‎Bu planı öğrenen Sırma kaçmaya karar verir. Ancak tam özgürlüğüne kavuşacağını düşündüğü anda, kapılarının önüne gelen arabalarla birlikte Aras ve ailesi çıkagelir. Sırma kaçmaya hazırlanırken duyduğu o küçücük "Beni bırakma..." sözüyle dönüp Aras'a bakar ve her şey o andan sonra değişir. ‎ ‎Böylece dışarıdan bakıldığında mutlu bir aşk hikâyesi gibi görünen ama aslında Aras'ın ailesinin kendi çıkarları ve aile içindeki dengeleri korumak adına kurduğu bu zoraki evlilik başlar. Peki evlenmek işin kolay kısmıysa, bundan sonra onları neler bekliyordur? ‎ ‎Daha fazla spoiler vermeden yorumuma geçiyorum. ‎ ‎Uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum. Çünkü gerçek anlamda aradığım şeyin saf sevgi olduğunu bu kitapla birlikte keşfettim diyebilirim. (Kitabı okurken kalbim resmen yumuşadı. ) ‎ ‎Aras'ın o masum hâlleri, Sırma'nın ona kıyamayan tavırları derken ikili gönlümde resmen taht kurdu. Ve uzun süre de orada kalacak gibi görünüyor. Naif, masum ve sevgi dolu bir aşk hikâyesiydi. Ta ki o sona kadar... ‎ ‎Ah o son... Ah o son... ‎ ‎(Ben hâlâ etkisinden çıkamadım desem yalan olmaz. ) ‎ ‎Özellikle ikilinin birbirlerine alışma sürecine bayıldım. Evlilik içerisindeki o tatlı, kimi zaman komik, kimi zaman duygusal anları okumak çok keyifliydi. ‎ ‎Sırma'nın ne kadar zor bir durumun içinde olursa olsun Aras'ı bırakmaması, onu kendi ailesi de dâhil olmak üzere herkese karşı korumaya çalışması benim gönlümü tamamen fethetti. ‎ ‎Ama itiraf etmeliyim ki bazı bölümlerde Sırma'ya kızdım. Evet, kendisini hiç istemediği bir oyunun içinde bulmuştu. Evet, yaşadıkları kolay değildi. Ancak bazen bunun öfkesini Aras'tan çıkarması beni üzdü. (O sahnelerde "Ama onun ne suçu var?" diye söylenmeden duramadım. ) ‎ ‎Kitaptaki favori karakterim ise kesinlikle Aras oldu. Onun masumiyeti, sevgisi ve saf kalbi beni kendine hayran bıraktı. Fakat Aras'ın ailesi için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. ‎ ‎Gerçekten uzun zamandır bir kitaptaki karakterlerden bu kadar nefret etmemiştim. Hani şu kitabın içine girip omuzlarından tutup sarsmak istediğiniz karakterler vardır ya... İşte tam olarak öyleydiler. ‎ ‎Yazarın kalemine de ayrıca değinmek istiyorum. Betimlemelerle okuyucuyu boğmayan, sade ama etkili bir dili vardı. Akıcı anlatımı sayesinde kitap kendini resmen tek oturuşta okuttu. (Sayfaların nasıl geçtiğini anlamadım bile. ) ‎ ‎Aras ve Sırma kesinlikle "bizimkiler" oldu diyebilirim. Ve şimdiden ikinci kitabı inanılmaz merak ediyorum. ‎ ‎Eğer siz de; ‎ ‎ Masum ve naif bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız, ‎ Sevginin iyileştirici gücüne inanıyorsanız, ‎ Zorunlulukların gölgesinde başlayan bir evlilik hikâyesi ilginizi çekiyorsa, ‎ Kalbinize dokunacak karakterlerle tanışmak istiyorsanız, ‎ ‎bu kitap tam size göre diyebilirim. ‎ ‎Alın, okuyun ve bana hak verin. Çünkü ben bu kitabı bitirdiğim andan itibaren ikinci kitabı düşünmeye başladım bile. ‎ ‎(Sanırım Aras ve Sırma uzun süre aklımdan çıkmayacak. ) ‎ ‎Kitaplarla ve sevgiyle kalın canlarım.
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202624 okunma
·
74 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.