·120 syf.····Okunma: 02 Haziran 2026 01:02 Bu kitap beni fazlasıyla etkiledi. Bir engelli olarak ve de etrafımda ki çok sayıda engellinin hayatına şahit olarak beni ayrıca yaraladı.
Kitap üç bölümden oluşuyor. Ağabey, kız kardeş ve sonuncu. Bu üç karakterin yaşadıklarını, düşüncelerini evlerinin bahçesindeki taşlardan dinliyoruz. Bana sıra dışı bir yöntem olarak geldi. Ve daha önce bu şekilde bir kitap okumamıştım. Karakterlerin isimleri yok. Baba, anne, ağabey, kız kardeş ve sonuncu. Ve kitabın konusu olan çocuk.
Fransa'nın dağ köyleri gibi bir yerde iki çocuklu bir aile. Ve anne hamile kalıyor. Çocuk doğduktan 3-4 ay sonra hiçbir şeye tepki vermediğini, fazla kıpırdamadığını fark ediyorlar. Anne çocuğun gözlerinin önünden defalarca portakal geçiriyor ve çocuk takip etmiyor ve kör olduğuna kanaat getiriyorlar. Doktora gittiklerinde ise görmediğini, hiçbir zaman yürüyemeyeceğini, konuşamayacağını öğreniyorlar.
İlk kısımda ağabeyin çocuğa karşı bağlılığı, sevgisi ve özverili davranışlarını okuyoruz. Kız kardeş kısmında ise öfke, kıskançlık ve iğrenme okuyoruz. Sonuncu ise tamamı ile lütuf. Hasta çocuk öldükten sonra dünyaya gelen sonuncu.
Farklı karakterlerin aynı durumlara verdiği tepkilerin farklılığı insana normal geliyor bu kitapla. İlk başta kız kardeşin tavrını anlamasam da sonra onu da anladım. Herkes her şeyle baş edemez.
Çok beğendim ve çok etkilendim. Tavsiye ederim.
İyi okumalar...