9/10
·350 syf.··
2026 4056. kitabı
Bazı kitaplar vardır; yalnızca bir insanın hayatını anlatmaz, aynı zamanda bir dönemin ruhunu, yaşanan acıları ve verilen mücadeleleri de satırlarının arasına işler. Hemşire Nimet benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kitabı okurken sadece Nimet'in hikâyesini değil, aynı zamanda savaşların, göçlerin, ayrılıkların ve yeniden ayağa kalkma mücadelesinin hikâyesini de okudum. Nimet öyle kusursuz, ulaşılmaz bir kahraman olarak çizilmemiş. Tam tersine, yaşadıklarıyla, sevinçleriyle, hayal kırıklıklarıyla ve acılarıyla son derece gerçek bir karakter. Bu yüzden okurken ona yabancılaşmıyor, aksine kendinizi zaman zaman onun yanında yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Nimet'in hayatı Bulgaristan'dan Almanya'ya, İsveç'ten Macaristan'a, Suriye'den Lübnan'a kadar uzanıyor. İstanbul, Bursa ve Ankara duraklarıyla birlikte oldukça geniş bir coğrafyada geçen yaşam öyküsü, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kadınların ne kadar güçlü ve mücadeleci olduklarını da gözler önüne seriyor. Beş dil bilen, iyi eğitim almış, kendini geliştirmiş bir kadın olarak Nimet, dönemi düşünüldüğünde gerçekten hayranlık uyandırıyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Nimet'in sadece bir hemşire ya da bir vatansever olarak değil; aynı zamanda seven, özleyen, bekleyen, kırılan ve acı çeken bir kadın olarak anlatılmasıydı. Bir yanda aşkın heyecanını yaşarken diğer yanda ihanetin ve ayrılığın yaralarını taşıyor. Anne olarak yaşadığı özlem ve hasret ise kitabın en duygusal bölümlerinden bazılarını oluşturuyor. Özellikle onun yalnızlıklarını ve iç dünyasını anlatan sayfalarda zaman zaman boğazım düğümlendi. Milli Mücadele yıllarının anlatıldığı bölümler de oldukça etkileyiciydi. Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emrinin geçtiği sahnelerde insan ister istemez o günlerin heyecanını hissediyor. Cephe gerisinde verilen mücadeleyi, sağlık çalışanlarının fedakârlıklarını ve savaşın insanlar üzerinde bıraktığı derin izleri görmek oldukça sarsıcıydı. Tarihi olaylar kuru bilgiler halinde verilmek yerine karakterlerin yaşamlarının içine ustalıkla yerleştirilmiş. Yazarın dili de kitabın akıcılığını artıran önemli unsurlardan biri. Özellikle duygu yoğunluğu yüksek bölümlerde kullanılan anlatım oldukça etkileyiciydi. Aşkın, özlemin ve vatan sevgisinin anlatıldığı satırlar yer yer eski Türkçe kelimeler taşısa da dönemin atmosferine uygun bir tat bırakıyor. Bu da hikâyenin inandırıcılığını artırıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey, Nimet'in yaşadığı onca zorluğa rağmen dimdik ayakta kalabilmesi oldu. Günümüzde bile birçok insanın baş etmekte zorlanacağı olaylarla karşılaşıyor ama mücadeleden vazgeçmiyor. Bu yönüyle yalnızca bir roman kahramanı değil, aynı zamanda Cumhuriyet'in yetiştirdiği güçlü kadınların da bir sembolü gibi duruyor. Tarihi romanları, biyografik eserleri ve güçlü kadın karakterlerin anlatıldığı hikâyeleri sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hem duygu yüklü hem de öğretici bir eser. Okurken zaman zaman hüzünlendim, zaman zaman gururlandım. Nimet'in hayatına tanıklık etmek benim için oldukça etkileyici bir okuma deneyimi oldu. Kitabı kapattığımda geriye, mücadeleyle örülmüş uzun bir hayat hikâyesinin izleri ve unutulmayacak bir kadın karakter kaldı.
Hemşire NimetAzmiye Hami Güven · Ulus Basımevi · 19513 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.